Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1355 E. 2012/5544 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1355
KARAR NO : 2012/5544
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, borçlu şirket hakkında başlatılan Bursa 12.İcra Müdürlüğünün 2010/9517 sayılı takip dosyasında borçlunun davalı 3. kişi (banka) nezdinde bulunan hesaplarına haciz şerhi konulması için gönderilen yazıya bankanın hesaplar üzerinde rehin ve hapis hakkı olduğu haczin bu haklardan sonra gelmek üzere işlendiği şeklinde cevap verildiğini, bankanın bu cevabının istihkak iddiası niteliğinde olduğunu ileri sürerek, 3. kişinin (bankanın) istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi (banka) vekili, müvekkili bankaya 1. haciz ihbarnamesi gönderilerek haciz istenemeyeceğini, müvekkili ile borçlu arasından imzalanan sözleşmeler gereği rehin, takas, hapis haklarının bulunduğunu haczin bu haktan sonra gelmek üzere işlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı borçlunun bankadaki hesabının aktif bir hesap olduğu, bankaya 1. haciz ihbarnamesi gönderilene kadar herhangi bir takip işlemi yapılmadığı, 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesinden hemen sonra işlem başlatılıp hesapların boşaltılmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3. kişi bankanın istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayanan istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Mevduat yatırma, ağırlıklı olarak esas itibariyle belli oranda faiz elde etme amacına yöneldiği için karz akdine daha çok yaklaşan ancak güvenilir bir kurumda parayı muhafaza etme fikri ile vedia akdini hatırlatan kendine özgü bir akit tipidir. Mevduata uygulanacak hükümler ancak kıyas yolu ile ve niteliğine uygun düştüğü ölçüde karz akdi hükümleri ile istisnai hallerde vedia akti hükümleri olacaktır.
Borçlunun 3. kişi bankadaki alacağı-mevduatı, İİK.nun 106/2 maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bu nedenle bankadaki mevduatın haczi, menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile de yapılabilir. (HGK.nun 1.12.1999 gün 1999/1003-1017) İİK.nun 88. maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen muhafaza tedbiridir. Bu nedenle mevduatın haczi için haciz yazısı dışında bankaya ayrıca İİK.nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi tebliği şart değilse de mevduatın 3. kişi nezdinde alacak niteliği de arz etmesi sebebi ile sözü edilen madde doğrultusunda haciz ihbarnamesi gönderilmesi sureti ile haczedilmesine de yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu işlem yapıldığı takdirde İİK.nun 89. ve devamı maddelerindeki hukuki sonuçlar doğar.
Somut olayda icra dairesinin borçlunun bankadaki mevduatının haczi için İİK.nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderdiği, davalı bankanın davacı alacaklı tarafından gönderilen yazıya borçlunun banka nezdindeki parasının borçlu ile banka arasındaki sözleşmeler nedeniyle rehinli olduğunu, banka rehin hakkından sonra gelmek üzere haczin işlendiğini belirterek itiraz ettiği tesbit edilmiştir.
Davalı 3.kişi banka ile borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 10.1 ve 1.4 maddeleri ile yine 16.4.2010 tarihli mevduat rehin sözleşmesi uyarınca davalı bankanın borçluya ait hesaplar üzerinde rehin, hapis vs hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı bankanın hesapları üzerinde inceleme yapan uzman bilirkişinin raporu da bu doğrultudadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.