Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16545 E. 2012/6066 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16545
KARAR NO : 2012/6066
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline karşı İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2009/29193, 2009/29195, 2009/29188 sayılı dosyaları ile girişilen icra takiplerinin dayanağı senetlerdeki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını icra dosyalarında ödeme emirlerinin müvekkiline tebliğ edilmediğinin ileri sürerek takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, imzalar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, senetlerdeki ciro imzaları ile davacıya ait mukayese imzalar arasında herhangi bir uygunluk ve benzerliğin bulunmadığı ancak İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2010/795, 2010/796,2010/800 sayılı icra dosyalarındaki davacı …’e bizzat yapılan ödeme emri tebliğ belgelerindeki imza ile senetlerdeki ciro imzaları arasında grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığı, başka bir anlatımla senetlerdeki ciro imzalarının davacının eli ürünü olduğu gerekçeleri ile davanın reddine, tazminata yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dava konusu senetteki ciro imzası ile mukayese imzalarının karşılaştırılması sonucunda ciro imzası ile mukayese imzaları arasında herhangi bir uygunluk ve benzerlik bulunmadığı, ancak icra takip dosyasında ödeme emrinin davacıya tebliğine ilişkin tebligat belgesindeki imza ile mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlikler saptandığı bildirilmiştir. Bu durum itibariyle anılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir. Zira, davacı tebligat belgesindeki imzanın da kendisine ait olmadığını davanın başından beri iddia etmektedir. O halde mahkemece davacının iddiası üzerinde de durularak dava konusu senedin tanzim tarihinden önceki tarihlerde atılmış tatbike medar imzalarını içeren daha fazla belge araştırılıp toplanarak davacının farklı yerlerde ve farklı zamanlarda farklı imzalar kullanıp kullanmadığı hususları da araştırılmak suretiyle yeniden imza incelenmesi yaptırılıp, ayrıntılı ve yargı denetimine elverişli rapor alındıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.