Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/5909 E. 2011/7458 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5909
KARAR NO : 2011/7458
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde irtifak hakkı tesisi ile davacı idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış olduğu halde, bilirkişi kurulu raporunda sadece dava konusu taşınmazın içinde artezyen olduğu belirtilmiş ve sulu tarım arazilerindeki kapitalizasyon faizi esas alınarak değer biçilmiştir. Mahkemece yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif yapılıp gözlemini de zapta geçirip öncelikle dava konusu taşınmazda bulunan artezyenden sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, başkaca bir sulama kaynağı olup olmadığı (yakındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi, taşınmaz malın kuru tarım arazisi olduğunun saptanması halinde kapitalizasyon faizinin oranının %6 olarak uygulanması gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
2-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı, genel idari giderler ve beklenmeyen giderler dahil edilmemelidir. Somut olayda ise, bilirkişi raporunda, resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan %3 oranındaki beklenmeyen giderler düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
3-Hükmedilen kamulaştırma bedelinin miktarının gerekçeli kararın hüküm kısmında açıkça gösterilmemesi,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut olan şerhlerin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.