Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6033 E. 2012/14728 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6033
KARAR NO : 2012/14728
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşidecisi olduğu 31.03.2011 keşide tarihli ve 2.300-TL bedelli çekin davadışı YBT Dış Ticaret Ltd. Şti. elinde iken çalındığını, bu şirket tarafından açılan çekin iptali davası sonucunda Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 2010/2509 E. sayılı kararı ile çekin iptal edildiğini, Yargıtay kararlarına göre, zayi nedeniyle iptaline karar verilen senedi elinde bulunduran senet zilyedinin keşideciye müracaat ederek senet bedelinin kendisine ödenmesini istemesinin mümkün olmadığını, ancak senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek iptal kararının iptali istemiyle dava açıp verilen çek iptali kararını ortadan kaldırıp ödeme talebinde bulunabileceğini, buna rağmen davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğü’ nün 2001/342 E. sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine takip yaptığını belirterek, konusuz kalan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davadışı Sebahattin Erkara ile alışverişi karşılığında takibe konu çeki teslim almış olduğunu, çekin süresi içinde bankaya ibrazıyla ödemeden men kararı nedeniyle alacağını alamayan müvekkilinin keşideci ve cirantalar aleyhine icra takibi başlattığını, davacının takibin iptali istemiyle Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi’ nde açtığı davanın çek iptali davasına taraf olmayan müvekkili bakımından çekle ilgili olarak takip yapılmasına engel olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının bu kez de işbu menfi tespit davasını açtığını, ancak her ne kadar dava dilekçesinde menfi tespit olarak nitelendirilmişse de, dava dilekçesinde talep edilenin takibin iptali olduğunu, bu talebin icra mahkemelerinde görülebileceğini ve zaten davacının bu yönde açtığı ve reddedilmiş bir davanın olduğunu, davacının dilekçesinde borcu olmadığına ya da ödediğine dair hiçbir beyanının da olmadığını, ciro silsilesine göre davacının borçlu olduğunu, davacının müvekkili davalının kötü niyetini ya da çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu ispatlamadıkça müvekkilinin yetkili hamil olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takibe konu çek nedeniyle davalının davacıdan talep hakkının bulunmadığına ve davacı yönünden yapılan icra takibinin usulsüz olduğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu çeke ciro yoluyla hamil olduğunu belirterek, keşideci ve cirantalar aleyhine icra takibine geçmiştir. Dava konusu çek hakkında zayii nedeniyle iptal kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Zayii nedeniyle iptaline karar verilen senedi elinde bulunduran senet zilyedinin, senedin meşru hamili olduğunu ileri sürerek iptal kararının iptali talebiyle dava açıp zayii nedeniyle verilen iptal kararını ortadan kaldırtmadıkça bu senede dayanarak talepte bulunması mümkün değildir. Ancak, böyle bir durumda dava reddedilmemeli, dava ve usul ekonomisi bakımından senet zilyedine iptal kararının iptali için dava açmak üzere mehil verilerek, açılacak o davanın sonucu beklenmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Nitekim davalı vekili de yargılama sırasında bu konuda mehil verilmesini açıkça talep etmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.