YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/264
KARAR NO : 2013/5444
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan …’le 01.10.2005 ile 01.05.2006 tarihleri arasında adi ortaklık yaptıklarını, iş bu ortaklık devam ederken müvekkilinin adı geçen davalının talebi üzerine sırf müşteri senedi gibi olması ve banka kredisi kullanması için beş adet senedi imzalayarak bu davalıya verdiğini, bu senetlerden üç adedinin İzmir 20.İcra Müdürlüğü’nün 2007/26740 sayılı dosyasında takibe konulduğunu, iş bu davaya konu senedin de 140.000 TL.bedel yazılarak İzmir 7.İcra Müdürlüğü’nün 2008/424 sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, takip konusu yapıldığını, davalı ….,’in senetteki nakden kaydına göre 140.000 TL.borç verecek ekonomik güce sahip olmadığını, öte yandan adi ortaklığın toplam 7 ay sürdüğünü ve aylık ortalama en fazla 15.000 TL.ciro yaptığını, bu cirodan elde edilen kâr düşünüldüğünde 140.000 TL.sözde borç miktarının fahiş ve kabul edilemez nitelikte olduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın (1) yıllık sürede açılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının senet altındaki imzasını kabul ettiği, senedin alacaklı tarafından doldurulduğu ve hatır senedi olarak verildiği iddialarının kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yan dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davacı yana yemin teklif hakkı hatırlatılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.