YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13613
KARAR NO : 2013/2520
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının müvekkiline olan borcuna karşılık bir senet keşide ederek verdiğini, ancak vadesi dolmasına rağmen senet bedelini ödemediğini, uzun süre müvekkilini oyaladığını, bu senede dayanılarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; senedin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin bu senede bağlı bir borcu olmadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak tanzim tarihi ve bedel kısmının sonradan doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının icra takibine dayanak yaptığı senet zamanaşımına uğramış olsa bile senetteki imzanın davalı tarafça ikrar edildiği,dolayısıyla davacının senet bedeli olan 15.000,00 TL alacağı olduğu, ancak davalının ihtarname ile temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı senedin lehdarı, davalı ise keşidecisi durumunda olduğundan taraflar arasında temel ilişki bulunduğu yönünde bir karinenin kabulü gerekir. Zamanaşımına uğramış bono nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de arada temel ilişki bulunması halinde alacaklının bu nitelikteki bir senede yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacağını her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti davacı taraftadır. Bu durumda mahkemece davacıya alacağını kanıtlama olanağı tanınıp varsa bu konudaki delillerini(tanık dahil) sunması olanağı tanınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davalının senetteki imzayı inkar etmemesinin borcu kabul ettiği anlamına geldiği şeklindeki yanılgılı gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.