YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9409
KARAR NO : 2013/5457
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 04.07.2007 tarihli 1550-DURCTP boruları alım satım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilince yapılan ödemelerin aksaması üzerine taraflar arasında 06.12.2007 tarihli protokol ile geciken ödemelerin düzenlendiğini, anılan bu protokolle müvekkilinin borcunun 492.566,42 YTL olarak sabitlendiğini bu borca karşılık toplam tutarı 246.283,21 TL olan iki adet çekin davalıya teminat olarak elden teslim edildiğini, bir takım nedenlerden dolayı müvekkilinin bu protokol çerçevesinde davalıya ödeme yapamadığını, buna karşılık sonradan çeşitli tarihlerde davalıya toplamda 672.056,05 YTL ödeme yaptıklarını, protokolde ödemelerin gecikmesi halinde vade farkı ya da faiz ödeneceğinin hüküm altına alınmadığını, davalının da muacceliyat ihtarnamesi göndermediğini, öte yandan 06.12.2007 tarihinden sonra da müvekkilinin ayrıca davalıdan boru alımı yaptığını, sonraki alışverişlerden ötürü müvekkilinin davalıya protokol harici 35.986,75 TL’lik borcu doğduğunu, ayrıca davalı tarafından 10.10.2008 tarihinde müvekkiline iade edilen 15.000 YTL ile birlikte müvekkilinin toplam borcunun 543.553,17 TL olduğunu, buna göre müvekkilince davalıya fazladan 128.502,88 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından gönderilen 06.10.2008 tarihli finansman masrafı iştirak payı faturasına itiraz ettiklerini belirterek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 YTL’nin 15.10.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, talebini ıslah ederek şimdilik 98.357,09 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 13. maddesi uyarınca ihtilafların çözümünde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Tahkim Kurulu’nun yetkili olduğunu, sözleşmenin 4. maddesine göre süresinde ödeme yapılmaması halinde aylık %8 oranında finansman masrafı iştirak yapı uygulanacağını ek sözleşmede mal bedeli tespit edilerek son ödeme gününün 30.01.2008 olduğunun tayin edildiğini, buna göre davacının temerrüde düştüğünü ayrıca ihtara gerek olmadığını, bu nedenle de müvekkilince aylık %8 fark kuralına göre 30.01.2008 tarihinden sonrası için hesap yapılarak ek ödeme faturası tanzim edildiğini, sözleşme bedelinin 467.861,64 Euro iken davacının bu miktarın yarısını ödediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında 04.07.2007 tarihinde imzalanan sözleşme gereği ticari ilişki kurulduğu, daha sonra 06.12.2007 tarihli protokol imzalandığı dosya içeriği ile sabittir. Anılan protokolün 1. paragrafında “İşbu protokol 04.07.2007 tarihli sözleşme eki olup Orme’nin geciken ve tahakkuk edecek ödemelerinin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.” denilmektedir.
Yine bu protokol ile davacının davalıya borcunun 492.566,42 YTL olduğu belirlenmiştir. Keza anılan protokolde ödeme tarihi de 30.01.2008 olarak saptanmıştır.
Bu durumda, protokolde yazılı bedelin kararlaştırılan tarihte ödenmemesi halinde sözleşmede belirtilen FMİP’nin ödeneceğinin kabulü gerekir. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yön dikkate alınmadığı gibi, anılan raporda protokolden sonra yapılan alışverişten doğan alacağa FMİP’nin uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirilmesine rağmen farklı oran uygulanarak hesaplama yapıldığı görülmüştür. Anılan bu yönler itibariyle bilirkişi raporu eksik ve hatalı olup bu rapora dayalı olarak kurulan hükmün de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılması gerekin iş; protokolün borcun yenilenmesi olmadığı dikkate alınarak taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol hükümleri gözetilerek davacı alacağının saptanması için konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yaranına takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.