YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13021
KARAR NO : 2012/6140
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalıların neden olduğu kaza sonucu hasarlandığını, müvekkili tarafından hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini bildirerek 9.290,50 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, HUMK.’nun 409/5. maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı vekili, 14.12.2010 tarihli duruşmaya katılamayacağını bildirerek mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece; “Davacı vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününün masraf yatırılması halinde kalemce kendisine tebliğine” karar verilerek, duruşma 15.02.2011 tarihine bırakılmıştır. Belirlenen günde, davacı vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle, mahkemece dosyanın HUMK.’un 409. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, karar gününden itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle de 16.05.2011 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Taraflardan biri veya vekili mazereti nedeniyle belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmemiş, mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, mazeret bildirilen tarafa tensip edilecek duruşma gününün davetiye ile bildirilmesi gerekir. Gelmeyen tarafın mahkeme gününü kalemden öğrenmesine ve masraf yatırılması halinde duruşma gününün tebliğine şeklinde karar verilemez. Nitekim, HGK.’nun 06.04.1955 gün, 1591/1690 sayılı kararında da; duruşma talikine dair talebin mahkemece kabul edilmesi durumunda, duruşma için tayin edilen günün usulüne tevfikan bildirilmesinin gerekeceği belirtilmiştir. O halde, mazeretli olduğu kabul edildikten sonra, duruşma günü kendisine bildirilmeyen davacı vekilinin yokluğunda dosyanın işlemden kaldırılmasına, usulsüz olan böyle bir işleme dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 14.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.