YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/468
KARAR NO : 2013/4857
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında imzalanan 12.06.2009 tarihli “Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisinin Kurularak Toplama ve İşletme Hakkının Kiraya Verilmesi İşine Ait Devir Sözleşmesi” uyarınca müvekkillerinin, Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında, kentteki tüm tıbbi atıkların taşınması ve sterilize edilerek bertaraf edilmesi işini yüklendiğini, bu bağlamda davalı şirkete tıbbi atıkların taşınması için verilen hizmet karşılığında düzenlenen 9.646,50 TL bedelli faturaya yönelik itirazın yasal 8 günlük süre içinde yapılmadığını, davalı ile müvekkilleri arasında düzenlenen 05.02.2010 tarihli “Hesap Mutabakatı”nda davalının itiraz ettiği 29.01.2010 tarihli faturanın da dahil olduğunu, bu mutabakat “31.01.2010 tarihi itibari ile davalının 19.964,70.TL borç bakiyesinin bulunduğunun” karara bağlandığını ve mutabakatın imzalandığını ileri sürerek mutabakat belgesinden ve faturalardan doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazı iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin İnte İnşaat A.Ş. ve …İnş.Ltd.Şti. iş ortaklığı tarafından başlatıldığını, davanın ise İnte-…İş Ortaklığı’nı temsilen İnte İnş.Taah.San.Tic.A.Ş. tarafından açıldığını, İnte-…İş Ortaklığı’nın tüzel kişiliğinin olmadığını, bu iki şirketin ayrı vekaletnamesinin sunulmadığını, dosyaya tek vekaletnamenin konduğunu, atık maddelerle ilgili ödenecek miktar konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, bu miktarın da 1.500,00 ile 2.000,00 TL arasında değiştiğini, formlardaki miktarların ve fatura rakamlarının yüksek gösterildiğini, takip öncesine ilişkin faiz istenemeyeceğini, ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı, davalı vekili tarafından “temsilci tarafından imzalanmadığı” gerekçesi ile itiraz edilen takip konusu mutabakatnamede davalı şirket kaşesinin kullanıldığı mutabakatnamede imzası olan ve davalının en azından muhasebe departmanında çalıştığı düşünülen imza sahibi kişinin kendisini yetkisiz görmesi halinde bu beyanda bulunamayacağı, istenen asıl alacak miktarına itiraz edilen 9.646,50 TL bedelli fatura da dahil edilmiş olduğu gerekçesiyle davalının icra takip dosyasında 19.963,83.TL asıl alacağa ve 597,11.TL işlemiş faize itirazının iptaline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, istenen alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, bu miktarların %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 31.01.2010 tarihli hesap mutabakatı ile faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK’nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasında 31.01.2010 tarihli hesap mutabakatı belgesi gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de davalı vekili mutabakatname altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını savunduğuna göre mahkemece bu savunma üzerinde durulup hesap mutabakatı altındaki imzanın davalı şirketi temsile yetkili kişiye ait olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan mutabakat belgesine şirket kaşesinin vurulduğu ve kaşe üzerine imza atan kişinin kendisini yetkili saydığı gerekçesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.