Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/722 E. 2013/5855 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/722
KARAR NO : 2013/5855
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 22.04.2002 tarihli sözleşme ile davalıya Bakırköy işletme Müdürlüğü hizmet alanındaki abonelerin sayaç endekslerinin okunması, periyodik sayaç değiştirme vs. konularında müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini, bu bağlamda Haziran 2003 ila Temmuz 2005 arası dönemde kaçak elektrik ihbar fişi düzenlendiklerini, bu hizmetlerinden kaynaklanan 46.231,53 TL alacaklarının doğduğunu, bu tutarın bir kısmının Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesine açtıkları alacak davasında hüküm altına alındığını, diğer kısmın tahsili için başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin madde; 3-1.3.paragrafı uyarınca ödemenin fatura tahakkuk şartına bağlandığını, tahakkuk şartı gerçekleşmeden ödeme yapılamayacağının yine sözleşmenin 10. maddesi gereğince de ödemelerin her ayın düzenlenen ara hakediş raporlarına göre fatura karşılığı yapıldığından bu dönemleri kapsayan hak edişlerde itiraza konu bilgi ve belgelere rastlanmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşme gereğince davacının ihbarlarının doğru olup olmadığını iyiniyet kuralları içinde makul sürede değerlendirilip tutanağa bağlanması gerekenleri tutanaklayıp ücretini de davacıya ödemesi gerektiği, davalının davacı ihbarına rağmen makul sürede kaçakların doğruluğunu inceleyip tutanağa bağlamadığı, davalının bunlara ilişkin delil sunmadığı, bu nedenle ödenmeyen ihbarların incelenemediği, bu itibarla davacının talebinde haklı olduğu gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 34.431,53 TL asıl alacak üzerinden iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın varlık ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle de davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyizine gelince; dava konusu alacak hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacının verdiği hizmet sonucu oluşan alacağı taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde hesaplanabilir ve bilinebilir (likid) niteliktedir. Bu durumda mahkemece, İİK’nun 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davacı yanın bu yöndeki isteminin reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.