YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19105
KARAR NO : 2022/33
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ :… Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan …’in müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla verdikleri kefaletlerine istinaden dava dışı … Motorlu Araçlar Turizm Ltd.Şti.’ne krediler kullandırıldığını, kullandırılan ticari krediler sebebi ile oluşan müvekkili banka alacağı ödenmeyince borçlulara karşı … 25. İcra Müdürlüğü’nün 2014/780 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine başlandığını, dosya borcunun tamamını karşılayacak şekilde ihtiyati haciz uygulanmasının mümkün olamadığını, ancak borçlu davalı …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla 20/12/2013 tarihinde maliki bulunduğu … Köyü 414 ada 3 parselde kain zeytin ağaçlı tarla vasıflı taşınmazın 121492/900353 hissesini, diğer davalı …’na devrettiğini, bu devir işleminden hemen sonra yeni malik …’nun davalı …’ye satıp devrettiğini, keza borçlu davalı …’in 01/03/2013 tarih ve 1704 yevmiye nolu işlemle maliki bulunduğu … Köyü 3618 ada 5 parselde kain arsa vasıflı taşınmazın 1335/4032 hissesini de diğer davalı …’e satarak devrettiğini, davalı borçludan iş bu dava konusu taşınmazları devralan kişilerin davalı borçlunun yakınları ve tanıdıkları olup, davalı borçlunun ve yetkilisi olduğu şirketin içinde bulunduğu durumunu ve mallarını alacaklılarından kaçırdığını bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunu ve borçlu davalının muvazaalı işlemlerine iştirak ettiklerini ileri sürerek davaya konu taşınmazların satış işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … mirasçıları vekili; dava konusu taşınmazın davalı …’ndan satın alındığını, bu satışa ilişkin satıcı … hesabına yatırılan 98.000,00-TL’nin banka makbuzunun ekte olduğunu, müvekkilinin bu taşınmazı bir arkadaşının tavsiyesi üzerine taşınmazı görerek ve tamamen yatırım amacıyla satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; müvekkilinin taşınmazı 85.000,00-TL bedel ile satın aldığını, satış bedelini davalılardan …’in … Bankası hesabına yatırdığını, taşınmazın satış bedelinin piyasa değerinin altında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; taşınmazların satıldığı kişilerin müvekkilinin yakını veya tanıdığı kişiler olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; taşınmazın bedelinin günün rayiç değerine göre ödendiğini, müvekkilinin uzun yıllardan beri … ikamet ettiğini, tapu iptali talep edilen taşınmazın eski maliklerinin Nazilli’de yaşadıklarını, müvekkili ile hiçbir akrabalık ve dostlukları bulunmadığını, tanışmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; … İli, … ilçesi,… Mahallesi 8226 ada 5 parselin davalı … tarafından davalı …’a devrine ilişkin 20/12/2013 tarihli ve davalı … tarafından davalı …’ye devrine ilişkin 13/01/2014 tarihli tasarrufun talep konusu olan … 25.İcra Dairesinin 2014/27 sayılı takip dosyasında talep konusu olan alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya dava konusu olan taşınmazda … 25.İcra Dairesinin 2014/27 sayılı takip dosyasında talep konusu olan alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yolu ile satış yetkisi tanımasına, … İli, … ilçesi, … Mahallesi 3618 ada 5 parsele ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı banka vekilinin ve dahili davalılar …, … ve … vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20/03/2019 tarih ve 2014/539 Esas, 2019/215 Karar sayılı (22/05/2019 tarihli tashih şerhini içerir) kararının, HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, esasa ilişkin yeni hüküm tesisine, davanın kabulü ile; dava konusu … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 3618 ada, 5 parsel sayılı, “arsa” niteliğindeki taşınmazdaki (1335/4032) hissenin, davalı borçlu … tarafından, davalı 3. kişi …’e, 01/03/2013 tarih ve 1704 yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile, İİK’nun 283/1 maddesi uyarınca, dava konusu taşınmazdaki tasarrufa konu (1335/4032) hisse üzerinde, … 25. İcra Müdürlüğünün 2014/780 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına, dava konusu; … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 2826 ada, 5 (eski 414 ada, 3) parsel sayılı, “zeytinli ağaçlı tarla” niteliğindeki taşınmazdaki (121492/900353) hissenin, davalı borçlu … tarafından, davalı 3. kişi …’na, 20/12/2013 tarih ve 11014 yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile, dava konusu taşınmazın, davalı 3. kişi … tarafından, 13/01/2014 tarih ve 276 yevmiye sayılı resmi senet ile, davalı …’ye satıldığı ve dava, İİK’nun 283/2 maddesi uyarınca tazmine dönüştüğünden, … 25. İcra Müdürlüğü’nün 2014/780 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı
olmak kaydıyla, 492.997,40-TL alacağın (daire istinaf incelemesinde bulunan, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, 2018/665 Esas, 2019/382 Karar sayılı dosyasında, takibe konu alacağı temlik alan … Otomotiv Pazarlama Ticaret A.Ş.’nin, takibe konu yaptığı Aydın 3. İcra Müdürlüğünün 2014/444 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı da gözetilmek suretiyle, tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere), davalı 3. kişi …’ndan tahsili ile, davacı bankaya verilmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … mirasçıları vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, göre davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Dava konusu taşınmazlardan; … … … Köyü 414 ada 3 parselde (yapılan değişiklik ile 8226 ada 5 parsel) kain zeytin ağaçlı taşınmazın 121492/900353 hissesi davalı borçlu … tarafından 20/12/2013 tarihinde davalı 3.kişi …’na tapudan 85.000,00 TL bedelle devredilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu taşınmazla ilgili olarak tasarrufa konu hissenin, 01/12/2016 havale tarihli ek bilirkişi raporunda belirlendiği üzere rayiç değerinin 492.973,73-TL olduğu, dolayısıyla tapuda gösterilen satış bedeli ile rayiç değeri arasında mislini aşan farkın bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; davacısı farklı ancak davalıları ve dava konusu tasarrufu aynı olan Nazilli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/665 esas sayılı dosyasında aynı taşınmaz hissesinin tasarruf tarihindeki değeri yönünden alınan bilirkişi raporunda değerinin 314.773,62 TL olduğu belirtilmiştir. Eldeki davada; alınan ek bilirkişi raporunda ise taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 492.997,40-TL olduğu, diğer dosyadaki taşınmazın başka bir taşınmaz olduğu belirtilmişse de taşınmazların aynı parsel hisselerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca; davalı … vekili, bu taşınmazın tasarruf tarihinde tarla niteliğinde olduğunu daha sonra imar görerek arsa niteliğini kazandığını, tasarruf tarihindeki değerinin daha düşük olması gerektiğini belirtmiş olup; Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın tasarruf tarihinde gerçekten tarla niteliğinde olup olmadığının araştırılması, tarla niteliğinde ise taşınmazın tasarruf tarihindeki değerini etkileyip etkilemeyeceğinin tartışılması ve taşınmaz hissesinin tasarruf tarihindeki gerçek değerinin tespiti yönünde sözü edilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderici yeni bir rapor alınarak bedel farkı bulunup bulunmadığının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.