Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10600 E. 2011/11754 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10600
KARAR NO : 2011/11754
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 12.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz nitelikte olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
KTK’unun 111/2.maddesinde, ”bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalini açıkça veya ayrıca istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu hususun ileri sü-
rülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Somut olaya bakıldığında, taraflar arasında ibraname 7.2.2007 tarihinde tanzim edilmiş ve davalı, davacı eş … için 14.859 TL, … için 507 TL. ödemiş, dava ise 2 yıllık süre içerisinde 21.3.2007 tarihinde açılmıştır. Yargılama sırasında alınan 20.7.2009 tarihli uzman bilirkişi raporuna göre davacı eşin destek zararı 26.929,39 TL, davacı çocuk …’nin destek zararının ise 262,16 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödemenin yapıldığı 7.2.2007 tarihteki verilere göre davacıların destek zararları hesaplanmalı, ödenecek zararı karşılıyor ise, talebin reddine, karşılamıyor ise, karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılacak yeni hesaplamaya göre bulunan maluliyet zararından davacıya yapılan sigorta ödemesinin ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden ve bilirkişiden ek rapor alınmadan eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.