Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1530 E. 2021/10861 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1530
KARAR NO : 2021/10861
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; dilekçesinde; davacının davalı …’den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/19293, … 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/11189 – 2014/11190 sayılı dosyalar ile takip yapıldığını, borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesince; davacının alacağının varlığını ispatlayamadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan ret kararı verilmesi doğru değildir gerekçesi ile hükmün düzeltilmesine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Mahkemece; dava konusu tasarruf tarihinin 25/07/2013 olduğu, davacı tarafından başlatılan icra takiplerine dayanak çeklerin düzenlenme tarihlerinin tasarruf tarihinden sonra olduğu, davacı ile davalı borçlu …’nin ticaretinin geçmiş yıllara dayandığı iddia edildiğinden, davacı …’e ait 2010-2011-2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının davalı … ile mal alım satımına ilişkin herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, icra takibine dayanak çeklerin ise dava dışı borçlu Yeter … tarafından keşide edildiği , davacı ile davalı … arasında ticari ilişki olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının alacağının varlığını ispatlayamadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan ret kararı verilmesi doğru değildir gerekçesi ile hükmün düzeltilmesine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun görülmemiştir.
Davanın dayanağı olan çekler incelendiğinde söz konusu çeklerin borçlunun eşi dava dışı yeter … tarafından keşide edildiği, davalı …’ın da söz konusu çekleri ciranta sıfatı ile imza ettiği görülmüştür. Dava dışı Yeter ile davacı arasında ticari ilişki olduğunun anlaşılmış olmasına ve davalı …’ın da ciro ederek dava konusu borçtan haberinin bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre İİK’nın 277, 278, 279, 280. maddeleri ayrı ayrı değerlendirilerek işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. .
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; HMK 373/2 hükmü gereğince dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.