YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11888
KARAR NO : 2010/538
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinin (g) bendine göre arsalarda dava konusu taşınmazla karşılaştırılacak taşınmazların emsal niteliğinde olması zorunluluğu vardır. Emsal’in, sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmaza, örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde bitişik ya da yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal”in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Bilirkişi raporunda emsal alınan ve değerlendirme tarihinden yaklaşık 21 yıl önce satış görmüş olan 1694 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bulundukları semtler ve imar durumları çok farklı olup, somut emsal 84 m2 yüzölçümünde iken davaya konu taşınmaz 4293 m2 dir. Dava konusu taşınmaza konum, nitelik ve yüzölçümü itibarıyla daha uygun ve daha yakın tarihte satışa konu olmuş emsaller bulunabileceğinden bu taşınmazı somut emsal olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi yerinde değildir.
Bu nedenle resen araştırma yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar bulunup tapu kayıtları dosyaya getirtilip bunların bilirkişi incelemesine konu edilmesi gerekirken, yanıltıcı olma unsuru yüksek olan bir taşınmazın emsal alınmış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece; tarafların bildireceği ve resen belirlenecek emsal kayıtlarının getirtilmesinden sonra bilirkişi kurulundan yukarıdaki esaslar dairesinde ek rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.