YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3327
KARAR NO : 2021/10973
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 20/05/2019 tarih 2016/2890 Esas 2019/6365 Karar sayılı ilamında özetle “Davadan önce ibraname karşılığı yapılan ödeme davacıya 2.831.450,00 TL olup, öncelikle TBK nun 28. maddesinde düzenlenmiş gabinin objektif unsuru olan ivazlar arasındaki açık bir nispetsizlik olup olmadığı ve yine subjektif unsuru olan müzayaka, hiffet ve tecrübesizlik hallerinin davacının otel işletmecisi bir tacir olduğu da dikkate alınarak somut hadisedeki varlığının değerlendirilmesi, davalı … şirketinin davacıya yapmış olduğu ödeme ile gerçek zarar arasındaki farkın açık bir nispetsizlik oluşturup oluşturmadığı, dosyaya sunulan ibranamenin düzenlenme tarihi itibariyle davacının müzayaka içerisinde bulunmadığı ve TBK nun 28. maddesinde belirtilen koşulların değerlendirilerek taraflar arasında düzenlenen ibraname gereği davacının talepte bulunup bulunamayacağı, borcu söndüren sebeplerden olan ödeme ve ibranamenin davacıyı bağlayıp bağlamadığı tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” hususlarına değinilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, HMK 150/5 maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 150/5. maddesi hükmüne göre; “işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.”
HMK’nın 82. maddesi hükmüne göre; ”1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.
(2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.”
Somut olayda; 13/02/2020 tarihli celsede davacı tarafın duruşmada hazır bulunmaması ve vekillikten çekilme dilekçesinin gider masrafı bulunmadığı gerekçesiyle tebliğ edilmemesi gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, devamında da davanın 3 ay içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili Av. … ve Av. … tarafından 20/09/2019 tarihli ve davacı vekili Av. … tarafından 12/02/2020 tarihli vekillikten çekilme dilekçesi verilmiş olup mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosyada gider avansının olmaması tek başına tebligat yapmama gerekçesi olamaz. Kaldı ki, gider avansını tamamlatmak üzere de usulüne uygun bir tebligat yapılmamıştır. O halde, mahkemece gerekirse suç üstü ödeneğinden ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek kaydıyla, davacı asıla HMK 82/3 maddesi gereği vekillikten çekilme dilekçeleri ve yeni duruşma günü tebliğ edilip gerekli ihtaratlar yapılması davacı taraf duruşmada hazır bulunmadığında dosyanın işlemden kaldırılması ve sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yanlış şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.