Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4744 E. 2022/3605 K. 12.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4744
KARAR NO : 2022/3605
KARAR TARİHİ : 12.04.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine vekili ve … ile vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “bilirkişi raporunda 22/2-a çalışmasından önce dava konusu A bölümünün 5641 sayılı parsel tapusu içinde yer aldığı belirtildiğinden 22/2-a çalışmaları öncesi ve sonrası pafta durumunun belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi’’ gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 03.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 332,59 metrekarelik bölümün son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda B harfi ile gösterilen 901,52 metrekarelik bölümün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve … ile vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki; 03.03.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu A bölümünün davacıya ait olan 5641 sayılı parselin içerisinde olduğu belirtilmesine rağmen 30.10.2019 tarihli hükme esas alınan raporda A bölümünün tescilli parsel olmadığı belirtildiği halde bu çelişki giderilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, 03.03.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 332,59 m²’lik taşınmaz bölümünün 5641 sayılı parsel içerisinde kalıp kalmadığı belirlendikten sonra, 5641 parsel sayılı taşınmaz hakkında gerçekleştirilen 3402 sayılı Kanun’ un 22/2-a uygulaması yönünden, 3 kişilik harita mühendisi bilirkişi heyeti refakate alınarak yapılacak keşif sonucu, taşınmazın 22/2-a çalışmaları öncesi ve sonrası durumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde, krokili bilimsel verileri bulunan rapor üzerinde gösterilmesi istenilmeli ve önceki raporlar arasındaki farklılığın 22/2-a uygulamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; ayrıca, taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca kadastro yapılıp yapılmadığı ve taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği detaylı biçimde araştırılmalı, eldeki dava devam ederken taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş ise eldeki davanın, tutanağın kesinleşmesini önceleyeceği ve davanın kadastro tespitine itiraz davasına dönüşeceği, bu sebeple görevsizlik kararı verilerek dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekeceği gözetilmeli ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.