Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/8736 E. 2012/9742 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8736
KARAR NO : 2012/9742
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

Davacı Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı ile davalılar Nüfus Müdürlüğü, … vd. arasındaki davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 24.06.2008 günlü ve 2007/52-2008/152 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2010 gün ve 2010/175677 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açılan nüfus kaydının düzeltilmesi davasında, davalılar … ve …’dan olan ve nüfusa diğer davalılar … ve …’ten olmuş gibi kaydettirilen küçük …’un nüfus kaydının düzeltilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne ve küçüğün 01.05.2006 doğum tarihli, … ve .. kızı olarak nüfusa kaydının yapılmasına, küçüğün gerçek babasının davalı … olması sebebiyle …’ın eşi dava dışı …’in tescil kararından haberdar edilmesi ve yasal haklarının korunması amacıyla karardan bir suretin koca … ‘e gönderilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
23.11.2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 23. maddesinin 1. fıkrası “Evlilik dışında veya evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz günden sonra doğan veya baba tarafından mahkeme kararı ile soybağı reddedilen çocuk; anasının bekârlık hanesine, anasının soyadı ve onun bildireceği baba adı ile tescil edilir” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece küçüğün gerçek babasının davalı … olduğu belirtilerek dava dışı …’in hanesine 01.05.2006 doğum tarihli, … ve … kızı olarak kaydına karar verilmiş ise de, dosya kapsamında mevcut nüfus kaydının incelenmesinden, …’in 14.10.2003 tarihinde yani küçük … doğmadan önce öldüğü anlaşılmıştır.
Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeksizin nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.