Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/12190 E. 2012/13479 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12190
KARAR NO : 2012/13479
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 24.07.2010 günlü kat malikleri kurulu toplantısı ve toplantıda alınan kararlar ile 29.07.2009 tarihli genel kurulda yapılan yönetici seçiminin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı ve aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan sitede, site üst yönetimi tarafından 29.07.2009 ve 24.07.2010 tarihlerinde alınan kat malikleri kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Yasası’nda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Yasası’nın 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen toplu yapılara ilişkin özel hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple uyuşmazlığa, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil genel hükümlerin uygulanması ve görev hususunun da bu çerçevede belirlenmesi gerekir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görüleceğinden; mahkemece, asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.