Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/5122 E. 2011/9319 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5122
KARAR NO : 2011/9319
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde mantolama ve tadilat masraflarının tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibine itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in kat maliki olduğu, diğer davalı …’nin de bu bağımsız bölümden faydalandığı, apartmanda kat malikleri kurulu toplantısı doğrultusunda yapılan mantolama ve tadilat bedelini ödememeleri sebebiyle haklarında yürütülen icra takibine itiraz edip takibi durdurduklarını ileri sürerek haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, 07.02.2011 günlü ıslah dilekçesiyle de davasını alacak davasına dönüştürdüğü görülmüş, mahkemece iptal edilmiş bulunan 01.07.2009 günlü kat malikleri kurulu kararına dayandığı ve iptal nedeniyle dayanağı kalmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu anataşınmazın kat malikleri kurulunca 01.07.2009 günü alınan kararla apartmanda mantolama ve tadilat yapılmasına karar verildiği ve bu karara dayanılarak gerekli işlerin tamamlandığı, davalının kendisine düşen borç miktarını ödemediği, kararın iptali için dava açtığı ve söz konusu kararın şeklen iptal edildiği, iptal kararını veren Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 06.05.2010 gün, 2009/669 Esas 2010/406 sayılı kararında bu davanın davacısı olan davalının sebepsiz zenginleşmeye göre dava açmakta muhtariyetine karar verildiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı yargılama sırasında usulüne uygun şekilde davasını ıslahla alacak davasına dönüştürdüğüne ve davalıdan başka diğerlerinin anataşınmazdaki
mantolama ve tadilat giderlerini ödemiş bulunmalarına ve söz konusu giderlerin zorunlu ve faydalı giderler olduğu da dikkate alındığında mahkemece davanın alacak davası olarak görülüp, toplanacak delillere göre karar vermesi gerektiği düşünülmeden yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.