Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8040 E. 2011/11955 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8040
KARAR NO : 2011/11955
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … 6.İcra Müdürlüğünün 2008/15097 sayılı takip dosyasında, haczedilen menkullerin finansal kiralama sözleşmesiyle borçluya kiralandığını, Finansal Kiralama Kanunu’nun 19/2.maddesi uyarınca bu menkullerin haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, finansal kiralama sözleşmesinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, koşulların varlığı kabul edilse bile ayırt edici özelliği bulunmayan mallar için davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, dava konusu mahcuzların finansal kiralama sözleşmesiyle borçluya kiraya verilen mallar olduğu, finansal kiralamaya konu malların haczedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. İstihkak davaları, icra takibine dayalı davalar olup sonuçta verilen karar da icra takibindeki miktarla sınırlıdır. Bunun sonucu olarak da alacağın herhangi bir şekilde ödenmesi halinde davanın konusu
kalmamaktadır. Davalı alacaklı vekilinin 12.3.2009 tarihinde (dava karara bağlanmadan önce) alacağın haricen tahsil edildiğini belirterek hacizlerin kaldırılmasını icra müdürlüğünden talep ettiği ve hacizlerin kaldırıldığı hatta muhafazaya alınan hacizli menkullerin dahi iade edildiği icra dosyası kapsamı ile sabittir. Dava konusu menkuller üzerindeki haciz kalktığından davanın konusu kalmamaktadır. Bu durumda, “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yargılama giderlerinin, bu arada avukatlık ücretinin takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak yükletilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 8.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.