YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14581
KARAR NO : 2010/1668
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 08.11.2004 günlü kat malikleri kurulunda yapılması kararlaştırılan yatırımların lüks olduğunun tespiti ile davacının sorumlu olmadığının belirlenmesi, kararın 11.maddesinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av…geldi. Aleyhine temyiz olunan davalılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu anataşınmazın kat malikleri kurulunca alınan 28.11.2004 günlü kararın iptalini istemiş, mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın anataşınmazın ortak gider ve aidat borçlarını ödememesinden dolayı aleyhine yürütülen icra takibine itiraz etmesi sonucu hakkında açılan ve aynı mahkemenin 2006/44 Esas sayılı dava dosyası ile ilgili olarak verilen kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmesinin, mahkemece eldeki bu davanın da kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre bir davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilebilmesi için her iki davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sonuçlarının aynı olması gerekir. Mahkemece karar iptaline ilişkin bu davada işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken her iki davanın konularının farklı olduğu gözardı edilerek davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 750,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.