Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/899 E. 2022/5143 K. 01.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/899
KARAR NO : 2022/5143
KARAR TARİHİ : 01.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, Çatalca İlçesi Ormanlı Mahallesi çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 8.550,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1979 yılından beri … ve …’un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 06.04.2010 tarihinde tescil edildikten sonra sırasıyla 16.07.2014 ve 03.03.2015 tarihlerinde 6292 sayılı Kanun gereğince … ve …’a satılarak bu kişiler adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
Davacı … ve …, 22.12.2014 tarihinde … payına yönelik olarak, 12.06.2015 tarihinde ise … payına yönelik olarak, taşınmazın kullanım hakkının müşterek muristen intikal ettiğini ileri sürerek miras paylarına yönelik olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 103 ada 1 parsel sayılı tapu kaydının iptali ile muris …’un veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye hissenin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; bilindiği üzere, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince; davacı … ve …, … payına yönelik davayı 22.12.2014 tarihinde; … payına yönelik davayı 12.06.2015 tarihinde açmış olup, çekişmeli taşınmazın ise dava tarihlerinden önceki tarih olan 16.07.2014 ve 03.03.2015 tarihlerinde 6292 sayılı Kanun uyarınca … ve …’a satılarak bu kişiler adına payları nispetinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Dava tarihi itibariyle taşınmaz 6292 sayılı Kanun uyarınca satılarak davalı … ve … adına tescil edildiğine ve dosya kapsamından da idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’un temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine 01.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.