YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8504
KARAR NO : 2012/9874
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davacının soyadının “…” olarak değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, “…” olan soyadının “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davacının babasının açtığı soyadı düzeltilmesi davası sonunda verilen karar ile o tarihte ergin olmayan davacının da soyadının değiştirildiği, Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36. maddesinin (b) bendi uyarınca aynı konuda iki dava açamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36/1-b maddesinde, aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği, bendin son cümlesinde ise nüfus müdürlüğünün soyadı değişikliğinde eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği öngörülmüştür. Dosya içindeki Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.01.1976 gün 1975/107-1976/1 sayılı kararı ve nüfus kaydından, davacının babası …’ın açtığı dava sonunda verilen karar ile ergin olmayan davacının soyadının da idarî olarak “…” iken “Yeşilırmak” olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının babası tarafından açılmış dava sonunda soyadının nüfus müdürlüğü tarafından yukarıda sözü edilen madde hükmü gereğince değiştirilmiş olması halinde davacı tarafından açılmış bir davadan sözedilemez. İdari nitelikteki soyadı değişikliğinin, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği hükmü kapsamında değerlendirilmesi, haklı nedenlerin varlığı halinde davacının dava açma hakkını engellemesi sonucunu doğuracaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Yasası’nın 27. maddesi hükmüne göre adın ve soyadın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçekleşip gerçekleşmediği, haklı neden sayılıp sayılmayacağı konusunda mahkemece araştırma ve inceleme yapılması, tarafların tüm delillerinin toplanması gerekir. Bu hususta tarafların tüm delilleri toplanıp değerlendirme yapılarak oluşacak sonucuna göre işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.