YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10842
KARAR NO : 2010/1096
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili, dava dilekçesinde davacıların kızının nüfus kaydında “…” olan adının “….” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların kızının “….” adı ile tanındığını ileri sürerek nüfus kütüğünde yazılı “…” adının “….” olarak değiştirilmesini istemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca kişi, haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Yargıtay uygulamalarında yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla bir kişi çevresinde tanındığı adını kullanabilir ve bu adla nüfusa tescilini isteyebilir. Kişinin almak istediği yeni adın Türkçe olması, Türk örf ve adetine uygun olması da gerekmez. Somut olayda davacının kızının “…” adı ile tanındığı dosya içeriğinden anlaşıldığına göre, küçüğün adının değiştirilmesi için haklı neden bulunduğundan istemin kabulü gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.