Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/3963 E. 2011/5008 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3963
KARAR NO : 2011/5008
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı …. vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Dairenin geri çevirme kararı üzerine Bornova Belediye Başkanlığı’ndan dosya içerisine getirtilen 22.03.2011 günlü yazıda dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde olmadığı, yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi hizmetlerden yararlanmadığı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planında doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alanda kaldığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 17.12.2002 tarih ve 10162 sayılı kararı uyarınca 1. Derece Doğal Sit Alanında olduğu, bu nedenlerle beldenin gelişme istikametinde bulunmadığı bildirilmiştir.
Bakanlar Kurulu’nun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Taşınmaz nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyla iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere taşınmazın vasfı belirlenir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; uygulama imar planı içerisinde bulunmayan nazım planda doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alanda kalan, doğal sit alanı içinde bulunan ve etrafı meskun olmayan dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılıp buna göre bedel belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece değerlendirme tarihine göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ait dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler Tarım Müdürlüğünden getirtildikten sonra arazi niteliğine göre inceleme yapacak bilirkişi kurulu belirlenip bu verilere uygun değerlendirme yapan rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.