Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/6603 E. 2011/8000 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6603
KARAR NO : 2011/8000
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, … Sitesi D-6 ve E-2 Bloklarının 04.04.2010 tarihinde yapılan olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 04.04.2010 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece genel kurul toplantısında alınan kararların, karara muhalefet eden kişilerin beyanlarının yazılarak altının imzalattırılmadığı, kararın usulünce karar defterine yazılmadığı, kağıda yazılıp sonradan karar defterine geçirildiği, kat maliklerinden muhalif olan…’in muhalefet şerhinin karar defterine aktarılmadığı bu nedenle usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; iptali istenen kat malikleri kurulu kararlarının yapıldığı toplantı tutanağında her ne kadar kararların defter yerine kağıda yazıldığı altının divan başkan ve üyesi tarafından imzalandığı ileri sürülmekte ise de daha sonra bu kararların karar defterine yazıldığı, toplantıya katılanların imzalarının hazirun cetveline alındığı, toplantıda karşı oy kullanan kat maliklerinin muhalif kaldıkları kararlara itiraz ettiklerinin açıkça belirtildiği, davacılardan …’ın aidatların eşit alınması konusunda itirazının bulunduğu, diğer davacı …’ın ise toplantıda yetkili vekili İsa Yıldız tarafından temsil edildiği ve herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmüştür. Muhalefet şerhi konulmasının engellendiği ise kanıtlanamamıştır. Bu bağlamda davacı …’nin davaya konu 04.04.2010 günlü toplantıda alınan kararlarda karşı oyu bulunmadığından sonradan karar iptali davası açmakta iyiniyetli olmadığı gözetilerek bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesine göre oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmemesi halinde de açılmamış sayılmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde, 17.06.2010 günlü oturumda davacılardan … vekilinin bu davacı adına açılmış olan davayı takipsiz bıraktığını bildirdiği ve mahkemece adı geçen davacı adına açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle HUMK.nun 409/1. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı ve 3 ay içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla; adı geçen davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu davacı yönünden de davanın kabulü yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.