YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19522
KARAR NO : 2021/10943
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davalı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.12.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. …ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 146.749,23 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile 87.199,93 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak rapor düzenlenmiş, hakem heyetince anılan rapor karara esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir.
Davaya konu kaza tarihi 18.10.2018 olup, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliktir.
Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince karara esas alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden bu raporun karar esas alınması isabetsiz olup, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla önceki raporların da irdelendiği yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Sigorta Tahkim Komisyonu UYuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının başvurusunun kısmen kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 12.135,99 TL vekalet ücretine karar verilmiş, davalı vekilince anılan karara karşı yapılan itiraz, İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine (maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Davacıda oluşan zararın tespitine yönelik olarak Hakem Heyetince alınan raporda davacının bakiye ömrünün tespitinde TRH-2010 tablosu kullanılmış, teknik faiz ise %1.8 olarak esas alınmış, Hakem Heyetince anılan hesaplama karara esas alınarak karar verilmiştir. Tazminat hesabında bakiye ömrünün tespitinde kullanılan verilerde TRH-2010 tablosunun kullanılmasında isabetsizlik yok ise de hesaplamada esas alınan teknik faizin %1.8 olarak esas alınması Dairemizin içtihatlarına uygun değildir.
Buna göre İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş, tazminatın belirlenmesi için alınacak raporda davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınarak, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, Dairemizin içtihatları doğrultusunda, temyiz edenin lehine kazanılmış haklar gözetilerek, bilinen son gelirin her yıl
için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması (matematiksel olarak %10 artırım yapılıp %10 eksiltim yapılmasının %0 olmadığı hususuna dikkat edilerek) bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olup, anılan nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin hatır indirimine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; somut olayda davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürülmemiş, hakem heyetince, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan indirim yapılmış ise de, hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafın bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Bu bakımdan hakem heyetince hatır taşımasından dolayı 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51. md.) maddesi gereğince indirim yapılmaması gerekirken yazılı şekilde indirim yoluna gidilerek karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.