YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7763
KARAR NO : 2011/9175
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın 2638 m²’lik bölümü kamulaştırılmış olup, kıymet takdiri raporundan üzerinde farklı yaşlarda 81 zeytin ve değişik 37 meyve ağacı bulunduğu, yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden ise; kamulaştırmaya konu edilen taşınmaz malın açık tarım arazisi kabul edilerek üzerindeki ağaçlara ayrıca değer belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece İlçe Tarım Müdürlüğünden yukarıda sözü edilen ağaçların yaş ve cinsine göre verim çağına gelmiş kaç tane zeytin ve meyve ağacı bulunduğu, bu ağaçların tamamının taşınmaza kapama bahçe niteliği verip vermediği araştırılıp tamamının kapama bahçe olmasını sağlayacak yeterli sayıda ağaç bulunmaması halinde mevcut ağaç sayısına göre kapama bahçe olan kısmın saptanıp, geriye kalan bölüm açık tarım arazisi olarak değerlendirilmek üzere İlçe Tarım Müdürlüğünden zeytin ve meyve ağaçları ile ilgili olarak dekar başına verim miktarı, ortalama satış fiyatı ve üretim giderlerini de gösteren veri listesinin getirtilip, bu verilerin ortalamasına göre yapılacak kapama bahçe olan bölüm ile açık tarım arazisi olan bölümün değeri saptanıp kamulaştırma bedelinin buna göre hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin
tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmakta olduğu halde bilirkişi raporunun domates, kabak ve taze fasulye satış fiyatlarında hal ortalamalarını almış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, 1 nolu bozma nedeninde açıklanan eksiklikler giderildikten sonra diğer bozma nedenini de karşılar biçimde hükme esas bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun verilere uygunluğu denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.