Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1906 E. 2021/11076 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1906
KARAR NO : 2021/11076
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 14/04/2015 tarih, 2013/19827 Esas ve 2015/5866 Karar sayılı bozma ilamında; “tasarruf kavramı borçlunun malvarlığını azaltıcı nitelikte hukuki işlemleri ve hukuki fiillerini de içerdiğinden davalılar arasındaki senet düzenleme fiilinin tasarruf kavramı içinde olduğu; davacının bu tasarrufu iptal ettirmekte hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerektiğinden Mahkemece davanın esasına girilerek yasal düzenlemeler doğrultusunda öncelikle dava ön koşullarının varlığının araştırılması, varlığı halinde de dava konusu tasarrufun İİK 278,279,280 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davalı … ile davalı şirket arasında organik veya fiili bağ bulunmadığı, akrabalık bağının oluşmadığı, davacı şirkete zarar vermek amacı ile hareket ettiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiğine veya bilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir delil olmadığı, diğer davalı ile aralarında ticari ilişki olduğu, bu ilişkilerin senede bağlandığı ve bu senetlerin ticari defterlere kaydedildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece; davalı … ile davalı şirket arasında organik veya fiili bağ bulunmadığı, akrabalık bağının oluşmadığı, diğer davalı ile aralarında ticari ilişki olduğu, bu ilişkilerin senede bağlandığı ve bu senetlerin ticari defterlere kaydedildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Davacı; davalı borçlu … Yem Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla 15/05/2006 tanzim 15/09/2006 vadeli 418.014 TL,25/05/2006 tanzim 15/07/2006 vadeli 412 352 TL, 10/06/2006 tanzim 10/11/2006 vadeli 424.587 TL meblağlı lehtarı davalı … olan senetleri …’e verdiğini, davalı …’in muvazaalı senetlere dayalı olarak 12/01/2007 tarihinde Muğla 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3 sayılı dosyası ile davalı borçlu şirket hakkında icra takibi yaptığını, davacı müvekkili tarafından 18/01/2007 tarihinde haczedilen mısır kepeğinin davalı … tarafından da 19/01/2007 tarihinde haczedilerek 31/01/2007 tarihinde alacağa mahsuben davalı …’e 131.000 TL üzerinden ihale edildiğini, davalılar arasındaki senetlerin ve bu senetlere dayalı yapılan icra takibinin muvazaalı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı 3.kişi …’a ait ticari defterler incelenerek; Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2007/3 esas sayılı dosyasına konu olan takip dayanağı senetlerden; 25/05/2006 düzenleme ve 15/07/2006 ödeme tarihli olan 412.352,00 TL tutarlı senedin 2006 yılı ticari defter kayıtlarında yer aldığı, 15/05/2006 düzenleme ve 15/09/2006 ödeme tarihli olan 418.014,00 TL tutarlı senedin davalının 2006 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, 10/06/2006 düzenleme ve 10/11/2006 ödeme tarihli olan 424.587,00 TL tutarlı senedin davalının 2006 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davalı … ile … Yem Sanayi İç ve Dış Ticaret …nin ticari bir ilişki içerisinde olduğu ve bu ticari ilişki sonucunda …’ın … Yem Sanayi ve Dış Ticaret …den 2006 yılı içerisinde faturaya dayalı toplamda 189.943,88 TL tutarında ticari mal (yumurta) alışının gerçekleştiği, dönem sonu itibariyle … Yem Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye 711,51 TL borcunun gözüktüğünün tespit edildiğini belirtmiş olup, iptali talep edilen tasarruf konusu Muğla 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3 esas sayılı dosyasında davalı 3.kişi … tarafından davalı borçlu … Yem Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.’ye karşı toplam 1.361.647,00 TL için takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalılar arasında ticari ilişki bulunduğu bu ilişkilerin senede bağlandığı ve bu senetlerin ticari defterlere kaydedildiği belirtilmişse de; yapılan bilirkişi incelemesinde davalı 3.kişi …’a ait ticari defterlere göre davalı borçlu şirketten alacaklı konumunda değil, 711,51 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalı borçlu … Yem Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin ticari defterleri incelenmediğinden mahkemece davalı borçlu … Yem Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin ticari defterleri de getirtilerek davalı 3.kişi …’ın ticari defterlerinde yapılan inceleme ile karşılaştırma yapılması ve Muğla 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3 sayılı icra takibine konu edilen senetlerin borçlunun ticari defterlerinde yer alıp almadığının ya da davalı 3.kişi …’in davalı borçlu şirketten icra takibine konu edilen alacak kadar alacağının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde de bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, ayrıca iptali talep edilen ve 12/01/2007 tarihinde başlatılan Muğla 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3 sayılı dosyasında davalı borçlu şirketin yetkilisi olan Şeref Turan’ın aynı gün bizzat kendisi İcra Dairesine giderek ödeme emrini tebliğ alıp, borcu kabul ettiğini, takibe ve ödeme emrine herhangi bir itirazı olmadığını, bu haklarından vazgeçtiğini, menkul ve gayrimenkulleri üzerine haciz yapılmasına muvafakat ettiğini beyan etmiş olup bu durumun da hayatın olağan akışına aykırı olup olmadığının değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.