Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/11440 E. 2011/12642 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11440
KARAR NO : 2011/12642
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1- Davalı vekilinin temyizi yönünden;
Mahkeme kararı davalı vekiline 19.07.2011 günü tebliğ edilmiş olup, temyiz dilekçesi 09.09.2011 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Kamulaştırma Yasasının 37. maddesine göre bu yasadan doğan davalarda basit yargılama usulü uygulanır ve adli ara vermede de bakılır. HUMK.’nun 176.maddesinin 11.bendi kapsamında olan bu davalara ilişkin kararların tebliğinde ve sürelerin hesabında 177.madde uygulanamayacağı cihetle, süresi içinde verilmeyen temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine,
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin daha önce incelenen 2010/340, 2010/333, 2010/344, 2010/335, 2010/342, 2010/336, 2010/338 ve 2010/343 esas sayılı (Dairenin sırasıyla 2011/5834, 2011/5845, 2011/5841, 2011/5833, 2011/5844, 2011/5842, 2011/5835 ve 2011/5836 E) dava dosyalarına konu edilen taşınmazların aynı adada bulunup birbirlerine sınır komşusu oldukları, bu parsellerin tek veya ayrı ayrı paylar halinde bir şirket tarafından zaman içinde, değişik fiyatlarla satın alındığı, bilirkişi kurulunun sözü edilen dava dosyalarından bazısında bu taşınmazlardan 19 parsel sayılı olanını, bazısında ise 20 parsel sayılı olanını somut emsal aldıkları ve tüm taşınmazlar için emsal taşınmazdan üstün değerde olduğu kabulüne dayalı olarak rapor düzenledikleri anlaşılmaktadır.
Yukarıda numaraları verilen dava dosyalarının tümü üzerinde yapılan incelemede 220 ada 19 parsel sayılı taşınmazın aynı adada yer alan 20, 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlara, 220 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 14, 18, 19, 21, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlara emsal alındıkları görülmektedir.
Bu noktada dikkati çeken husus, gerek 17, gerek 19, gerek 20 parsel sayılı taşınmazların 08.03.2006 tarihinde satışa konu olmuş olmaları ve 19 ile 20 parsellerin dava tarihi olan 14.07.2010 tarihinde güncellenmiş satış fiyatının 21,45 TL/m² olmasına karşın, 17 parsel sayılı taşınmazın bedelinin 54,03 TL olması ve 19 ile 20 parsellere ilişkin dava dosyalarında düzenlenen raporlarda her iki parsel için de birbirinden üstün olduğunun ileri sürülmekte olmasıdır. Daha açık bir anlatımla, bilirkişi kuruluna göre 19 parsel sayılı taşınmaz 20 parsel sayılı taşınmazdan, 20 parsel sayılı taşınmaz 19 parsel sayılı taşınmazdan üstün olduğu ileri sürülüp rapor düzenlenmiştir.
Temyize konu bu dosyada ise aynı adada yer alan, ancak güncellenmiş satış değeri diğer tüm parsellerin satış bedellerine göre % 100’ü aşan oranda yüksek olan 17 parsel sayılı taşınmaz emsal alınmış, emsal alınan 17 parsel sayılı taşınmaza da aynı tarih itibarıyla (Mahkemenin 2010/360-143 sayılı dosyası) 36,00 TL/m² değer biçilmiş olduğu dikkate alınmamış ve dava konusu taşınmazın emsalin %67’si değerinde olduğu kabul edilerek 36,00 TL/m² bedel tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle hükme dayanak olma niteliği bulunmayan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, öncelikle taraflardan yeni emsal bildirmeleri istenilmeli ve gerektiğinde re’sen emsal araştırması yapılmalı, bulunan emsallerin tapu kayıt örnekleri dosyaya getirtilmeli ve yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup inceleme yapılarak rapor alınmalı, raporun yasaya ve dosya içeriğine uygunluğu titizlikle denetlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçının istek halinde temyiz eden davacı tarafa iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.