YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2667
KARAR NO : 2010/5817
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
Dava konusu 276 parsel sayılı taşınmazın tamamı 34740m² olup, bunun 3845,40m²’sinde irtifak hakkı kurulmuştur. İrtifak hakkı kurulması nedeniyle oluşacak değer kaybının tespit edilmesi için alınan bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın tamamı kuru tarım arazisi olarak değerlendirilerek bir dekarın değeri bulunmuş, ayrıca bir dekarda 17 adet zeytin ağacı olacağı varsayımı ile hareket edilip bu ağaçların maktu değerini de belirledikten sonra bunu da saptanan arazi değeri üzerine ekleyerek bir dekar arazinin değeri belirlenmiş, ayrıca veriler getirilerek raporlar denetlenmemiştir.
2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise; özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde (sulu-kuru, arazi-kapama bahçe) getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Buna göre taşınmazın arazi yada zeytinlik olup olmadığı belirlenmeden ve münavebeye alınan ürünlerin verileri getirilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Mahkemece yapılacak iş; münavebeye alınan ürünlerin kuru şartlardaki verileri ile bir dekarda kaç adet zeytin ağacının yetişebileceği İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulmalı, böylece kamulaştırılan taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının sayıları belirlenmeli, kapama zeytinlik yapmaya yeterli yaş ve nitelikteki ağaçların kapladığı alan kapama zeytinlik, varsa artan kısım açık tarım arazisi olarak değerlendirilmeli; zeytin ağacı yoksa ya da sayısı ve yaşı itibariyle kapama nitelik verecek durumda değilse taşınmazların tamamı, tarım arazisi olarak değerlendirilmeli, ağaçların veya fidanların maktu değeri taşınmazın tamamının değerine eklenmeli ve bulunan bu değerden ise irtifak nedeniyle taşınmazın tamamında oluşacak değer kaybı tespit edilerek hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.