Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7138 E. 2012/11530 K. 11.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7138
KARAR NO : 2012/11530
KARAR TARİHİ : 11.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl davada ve birleşen davalarda; davalı kurum tarafından müvekkiline tebliğ edilen 16.05.2001 tarihli ve 503-4888 sayılı yazı ile davacı şirketin kullanmış olduğu ölçü sistemi ile …binası arasında oluşan tüketim farklarının davacı firmadan tahsil edilmesi amacıyla daha önce gönderilen elektrik tüketim faturası dışında ayrı bir bildirim yazısı gönderilerek bu yazı ekinde gönderilen faturaların tahsilini talep ettiğini, asıl davaya konu 30.11.2001 tarihli faturada müvekkili şirketin gerçek tüketiminin 52.199.070,000 TL olduğunu ileri sürerek, bu tüketime ek olarak aynı fatura içerisinde 268.181.698,000 TL. “artı tüketim” (aktif tüketim ) miktarından (birleşen 2004/701 E.sayılı davaya konu 28.02.2002 tarihli faturada 28.120.883,920 TL. gerçek tüketim miktarı dışında 327.224.434.080 TL. artı tüketim miktarından; birleşen 2002/1053 E.sayılı davaya konu 30.09.2001 tarihli faturada 56.665.488.000 TL. gerçek tüketim miktarı dışında 227.656.705,000 TL. artı tüketim miktarından borçlu olmadığının tespitini, dava konusu edilen artı tüketim miktarının bu miktara işletilecek faiz tutarı ile müvekkilinden tahsili halinde ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, asıl davada ve birleşen davalarda; davacı ile imzalanan 23.11.1998 tarihli abone sözleşmesiyle tüketimin fabrika bitişiğinde ve davacının koruması altında bulunan ölçü kabininden yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davacının ölçü kabininde okunan sayaç değerlerinin sözleşmedeki kurulu gücün çok altında olması nedeniyle Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 29. maddesi gereğince davalı kurumun abonenin koruması altındaki sayaçtan başka ölçü ve kontrol aletleri koyabileceğini, bu hüküm doğrultusunda davacının koruması altındaki sayaçtan başka müvekkili kurum tarafından …binasına ölçü kabini kurularak davacının tüketimlerinin denetim altına alındığını, …binasındaki 3.1.2001-4.1.2011 tarihleri arasında 1 günlük ölçüm sonucunda davacının kendi koruması altındaki sayaç ile kök binadaki ölçüm sonucunda bir günlük 113.340 kwh tüketim farkı tespit edildiğini, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 8/3. fıkrası ve 42. maddeleri gereğince bir fatura döneminde çekilen gücün sözleşmedeki kurulu gücün altında kalsa bile güç ücretinin hesabında sözleşme gücünün esas alınacağının ve bu güce göre faturalandırma yapılacağını, müvekkili kurum tarafından 13.09.2001 tarihinde akım trafolarına giden kabloları delmek suretiyle davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davacının bu şekilde 2001 yılının 4. ayına kadar düşük tüketim sağladığını, davacıya …binasında okunacak değerlerin dönem faturalarına yansıtılacağının bildirildiğini, 13.09.2001 tarihinde yapılan kaçak tespitten sonra 30.10.2002 tarihinde izinsiz enerji nakil hattı çekmek suretiyle davacının kaçak elektrik kullandığının 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/138 D.iş. sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ikinci kaçak elektrik kullanımının tespitinden sonra davacının 24.01.2003 tarihinde yer altı kablosu çekerek başka bir müşteriye enerji taşıyan enerji nakil hattına bağlantı yaparak kaçak elektrik kullandığının 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/4 D.İş. sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ekonomik kriz nedeniyle fabrikalarını 20.04.2001 tarihinde kiraya verdiğini ileri süren davacının 20.07.2001 tarihli dilekçesi ile kurulu gücün 7200 KVA’dan 15200 KVA’ya çıkarılmasını talep ettiğini, davacının dava konusu ettiği faturalarda gerçek tüketim tutarı olarak bildirdiği tutarların davacının kurulu gücüne göre gerçek tüketim miktarı olmadığını, bu hususun 13.09.2001 tarihinde yapılan tespit ile davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi ile ortaya çıktığını, davacıya ait fabrikaların tükettiği elektrik miktarının tespiti için TEİAŞ’ın TM4 müstakil fider 15 ‘ten dijital elektrik sayaçla ölçülmesi için 20.05.2002 tarihinde imzalanan sözleşme ile 11.04.2002 tarihinden itibaren davacının okunan sayaçlarına göre davacının dava konusu yaptığı geçen yılın aynı dönemine ait ve emsal olarak gösterdiği miktarların çok üstünde olduğunu, 2002 yılının 4., 5., 6. ve 7. aylarına ait tüketimlerinin 410.820.796,000 TL. ile 528.272.823.000 TL.’sı arasında aylık ortalama tüketiminin olduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle davacının iddialarının haksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere, benimsenen bilirkişi kurulu raporlarına ve davalı kurumun Müfettişlerince düzenlenen 12.04.2003 tarihli rapor içeriğine göre; davaya konu faturalar nedeniyle davacının artı tüketiminden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, 2002/1052 E. Sayılı asıl davada 30/11/2001 tarihli fatura nedeniyle 52.285,44 TL ve birleşen 2002/1053 E. sayılı dosyada 30/09/2001 tarihli fatura nedeniyle 58.093,92 TL., birleşen 2004/701 E. sayılı dosyada da 28.165,79 TL dışında davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün emyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.