YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1590
KARAR NO : 2013/7739
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin babası olan …’in 27.10.2005 tarihinde vefat ettiğini, davalı bankanın müvekkilinin babası hakkında 1996 ve 1998 tarihli tarım kredi sözleşmelerine dayalı olarak Viranşehir İcra Müdürlüğü’ nün 2002/334 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığını, takip konusu edilen 1998 tarihli sözleşmedeki imzanın müvekkilinin babasına ait olmadığını, 1996 tarihli sözleşmedeki imzanın ise müvekkilinin babasına ait olduğunu, takipteki faiz hesaplamalarının çok yüksek olduğunu, bu nedenle borcun 680.000-TL gibi astronomik bir rakama ulaştığını, müvekkilinin babasının sözleşmeden ve icra takibinden haberdar olmadığını, aynı zamanda müvekkili ile kardeşlerinin de yeni haberdar olduklarını, müvekkilinin amcası olan davadışı……ve davalı banka şubesinin haksız işlemler yaptıklarını, hatta 1998 tarihli sözleşmeye davadışı… ‘ in müvekkilinin babası yerine imza attığını tahmin ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla, müvekkilinin 1998 tarihli tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 1996 tarihli tarımsal kredi sözleşmesindeki fahiş hesaplanan faizin iptaline ve davalı aleyhine haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %40’ ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin kesinleştiğini, 1 yıllık sürede dava açılmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, İİK 68/b maddesi gereği davacının borcu ödemeden dava açamayacağını, aynı madde uyarınca hesap özeti ve ihtarnameye itiraz edilmediğinden artık imza itirazında bulunulamayacağını, davacının babasının 1998 ve 1996 tarihli sözleşmeler uyarınca kredi kullanıp, müvekkili lehine ipotekler tesis ettiğini, takibin de bu ipotek belgelerine ve kredi sözleşmelerine dayandırıldığını, tapuda ipotek tesis edildiği de dikkate alındığında imza inkarının gerçeği yansıtmadığını, takibe itiraz edilmediğinden sözleşmelerdeki faiz oranının yüksek olduğu yönündeki beyanların da yerinde olmadığını, yürürlükteki faiz oranlarına göre faiz talep edildiğini, muacceliyet ihtarnamesinin ve ödeme emrinin usulünce tebliğ edildiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, icra takibinde davacının murisinin herhangi bir itiraz ve şikayetinin bulunmadığı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ nin 2002/5144 E.- 2002/6132 K. sayılı ilamı uyarınca miraşçıların murisin ölümünden önceki işlemlere itiraz edemeyecekleri, ancak bunun dışında mirasçı olunmadığı, mirasın reddedildiği, imhal, itfa, zamanaşımına benzer itirazlarda ise bulunabilecekleri, davacının murisinin sağlığında kendisi hakkında yapılan icra takibine karşı imza ve faize yönelik herhangi bir itiraz veya şikayetinin olmadığı anlaşıldığından davacının, murisine yapılan takibe ilişkin itirazları ileri süremeyeceği belirtilerek, davanın reddine ve davacı hakkında yürütülen bir icra takibinin olmaması, herhangi bir ihtiyati tedbir kararı alınmaması ve alacaklının zararının bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin %40 oranında tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı murisin imzaladığı sözleşmeden dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Bu durumda davacı iştirak halinde mirasçı olduğundan mahkemece murise ait veraset ilamı getirtilerek diğer mirasçıların da davacı yanında davaya iştirakinin sağlanması, ya da miras şirketine mümessil tayin edilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.