Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14865 E. 2013/4975 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14865
KARAR NO : 2013/4975
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacılar vekili, davalı şirket ile … Medikal Yetkilisi … arasında imzalanan satış sözleşmesine konu malın müvekkiline teslim edildiğini malın bedeline karşılık diğer davacı Aydın …’in keşide ettiği 28.02.2010 tarihli 6.300,00 TL bedelli ve 30.04.2010 tarihli 12.600 TL bedelli iki adet çekin davalıya verildiğini, tarafların karşılıklı mutabakatı neticesinde satılan malın 07.01.2010 tarihli iade faturası ile davalıya iade edildiğini, ancak çeklerin iade edilmediğini, keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, 28.02.2010 keşide tarihli 6.300,00 TL bedelli çekin takibe konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacı … ile müvekkili arasındaki hukuki ilişkinin 14.12.2009 tarihli malın iade edildiği satış sözleşmesinden ibaret olmadığını, davacının 13.05.2009 tarihli bir başka satış sözleşmesinden kaynaklanan borcuna karşılık bono ve çek verdiğini, davacı iddialarının gerçekten uzak ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davacının 14.07.2009 tarihli fatura ile 32.863,32 TL davalı şirkete borçlandığı, 26.635,86 TL senetlerle ödeme yaptığı, bakiye 6.227,48 TL borçlu kaldığı, davacının 14.12.2009 tarihli sözleşmeye karşılık 30.04.2010 keşide tarihli 6,300,00 TL bedelli ve 28.02.2010 keşide tarihli 12.600,00 TL bedelli iki adet çek verdiği, sonradan bu sözleşmedeki malların iade edilmesine rağmen 6.300,00 TL bedelli çekin ilk fatura alacağından bakiye 6.227,48 TL açığı kapatmada kullanıldığı, söz konusu çekten dolayı davacı Aydın …’in keşide eden olarak kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesi uyarınca çek bedelinden sorumluluğunun bulunduğu ayrıca davalı …’in de davalı alacaklıya temel ilişkiye dayalı olarak dava ve takip konusu yapılan çek bedelinden dolayı borçluluğunun devam ettiği dikkate alındığında, davacıların bu çek bedelinden dolayı davalıya borçlu bulundukları ancak 28.02.2010 keşide tarihli çekten dolayı davacı …’in davalıya borçlu bulunmadığı, söz konusu çek icra takibine konulmadığından davacıların tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı, davalı alacaklı ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de uygun değildir. Öte yandan taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz etmişlerdir. Bu durumda mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde taraf itirazlarıda gözetilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde rapor alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.