Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7035 E. 2011/527 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7035
KARAR NO : 2011/527
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde 20.09.2002 tarihinde yatırım hesabı açtığını, daha sonra para çekmek için bankaya müracaat ettiğinde hesapta para olmadığının bildirildiğini, 17.06.2003 tarihinde keşide edilen ihtara uyulmadığını iddia ederek fazlaya ait hakları saklı kalarak 20.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında toplam 145.408 TL’nin tahsili yönünde davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, banka personeli …’nın müşteri hesaplarında usulsüzlük yaptığını, davacının hesabında para olmadığını ve kendisine ödeme yapıldığını, ayrıca davacı adına açılan hesapta var olduğu ileri sürülen paranın davadışı 3.kişinin hesabından usulsüz olarak aktarılan bir para olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın personelinin usulsüz işlemleri sonucu 3.kişilere verdiği zarardan bankanın sorumlu olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre de davacının toplam 77.341 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle banka personelinin usulsüz işlemleri ile 3.kişilere verdiği zarardan davalı bankanın sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yan 12.06.2003 tarihli ihtarname keşide ederek davalıyı ihtarın tebliği ve ödeme için tanınan 3 gün süre sonunda temerrüde düşürmüştür.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dava tarihi itibariyla davacının davalının temerrüdü dikkate alınarak alacak miktarı 60.689 TL asıl 16.851 TL işlemiş faiz olarak belirlenmiş ve bu miktar alacak hüküm altına alınmış ise de, asıl alacak olan 60.689 TL’sinin tamamına, davalı dava öncesi temerrüde düştüğünden dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken bu yönde yanılgıya düşülerek 20.000 TL’ye dava tarihinden itibaren faiz uygulanması ve kalan asıl alacağa ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.