YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15965
KARAR NO : 2012/10140
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiliyle davalılardan … Ltd.Şti. arasında akdedilen, ve diğer davalıların garantör olarak yer aldığı bayilik sözleşmesi ve ekini oluşturan protokol ve taahhütname içeriklerine göre davalı şirketin taahhüt ettiği tutarda beyaz ürün alımı yapmaması üzerine müvekkilinin cezai şart alacağının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 USD’nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden YTL karşılığının davalılardan tahsiline ve hükmedilecek tutara dava tarihinden itibaren bankaların USD’ye uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … ve … vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yanlar arasında akdedilen, bayilik sözleşmesi, protokol ve taahhütname hükümleri de gözetilerek davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüne, 20.000 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD üzerinden bir yıl vadeli mevduat faiz hesabına ödediği en yüksek faiziyle davalılardan tahsiline, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, cevap dilekçesinde 23.01.2007 tarihli Bayilik Sözleşmesinin tarafı bulunan davalı şirketin işletme lisansını sözleşmenin akdedildiği tarihten sonra (2007 yılı Ekim ayında) aldığını, bu nedenle henüz lisans alınmayan döneme ilişkin alışveriş gerçekleşmediğinden cezai şart sorumluluklarının bulunmadığını bildirmiştir. O halde mahkemece davalı yanın belirtilen savunması üzerinde durularak bu husustaki delilleri de toplandıktan sonra savunmanın cezai şarta etkisi değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.