YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6856
KARAR NO : 2011/6544
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 597 parsel sayılı 7500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle … ve müşterekleri, 545 parsel sayılı 1172 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …, 493 parsel sayılı 2500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle İsa Kılıç ve müşterekleri, 492 parsel sayılı 2200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların köy merası olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 3402 sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin davacı taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşfe hazır hale gelmesi ve kesin mehil ihtarının usulüne uygun yapılması gerekir. Somut olayda, 492 ve 493 sayılı parsellerin komşusu bulunan 547 ve 494 sayılı parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilmemiş, taşınmazların bulunduğu … Köyünde tahsisli mera bulunup bulunmadığı, Özel İdare Müdürlüğünden sorulmamıştır. Bu şekliyle dosyanın keşfe hazır hale geldiğinden söz edilemez. Dosya keşfe hazır hale getirilmeden verilen keşif ara kararı usulüne uygun olmadığı gibi, kabule göre de; 30.04.2009 günlü oturumda verilen keşif ara kararının sadece duruşmada hazır bulunan davacılardan …’a ihtar edilip diğer davacılara tebliğ edilmemesi ve tanık ve bilirkişi ücretlerinin tek tek gösterilmemesi de doğru değildir. Yöntemine uygun şekilde verilmeyen kesin süreye dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca öncelikle çekişmeli 492 ve 493 sayılı parsellerin komşusu bulunan 547 ve 494 sayılı parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanakları kayıt ve belgeler getirtilmeli, taşınmazların bulunduğu … Köyü’nde mera tahsisi olup olmadığı Özel İdare Müdürlüğünden sorulmalı, bu şekilde dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra keşif kararı verilmeli; gerektiğinde yöntemine uygun şekilde kesin süre tayin edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.