Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9609 E. 2011/4247 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9609
KARAR NO : 2011/4247
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı bankanın mükerrer faiz hesabı ile faize faiz işleterek icra takibi yaptığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, faiz hesabının hangi tarihten başladığının belli olmadığını, takibe haklı olarak itiraz ettiklerini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen 28.09.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, takip tarihi itibariyle 12.849,08 TL asıl alacak, 54.651,41 TL işlemiş faiz, 2.732,57 TL BSMV olmak üzere toplam 70.233,06 TL davacı bankanın, davalıdan alacaklı olduğu, 01.08.2002 tarihinde ödenen ipotek bedelinin icra müdürlüğünce yapılacak hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dayanağı icra takibinde 88.935.683,335 TL toplam alacağından ipotek bedeli 20.000.000.000 TL’yi düşerek bakiye 68.935.683.335 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Ayrıca takipten sonra, davadan önce 01.08.2002 tarihinde ipotek bedeli ödenmiştir. Bu durumda ipotek bedelinin takip tarihi itibariyle oluşan borçtan düşülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yön gözardı edilerek fazla alacağa hükmolunması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.