Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13197 E. 2012/18206 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13197
KARAR NO : 2012/18206
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının takip konusu borçtan TTK 330. maddesi gereğince sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının 17.08.2007 tarihli “makbuz” başlıklı protokolde borcu kabul ettiği, dava tarihi itibariyle protokole konu hiçbir çekin ödenmemiş olduğu, protokol gereği verilen çeklere ilişkin olarak dava tarihinden sonra ve davalının kalan alacağını saklı tutmak suretiyle, ödemeler yapıldığı, davacı tarafça bu ödemeler dışında takibe konu faturalara ilişkin başka ödeme yapıldığının ispatlanamadığı, her ne kadar davacı tarafça bir kısım ödeme yapılmış ise de, bu ödemelerin dava tarihinden sonra yapılmış olup, açılan davanın menfi tespit davası olması nedeniyle ödemelerin kapak hesabı yapılmak suretiyle takip konusu borçtan düşülmesi, takibin ödemeler kadar iptaline karar verilmesini gerektirip açılan davanın niteliği gereği böyle bir kararın verilmesinin mümkün olmadığı ve ödemelerin dava tarihinden sonra yapılması nedeniyle menfi tespit davasının kabulü şeklinde karar verilmeyecek bulunması karşısında dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda icra müdürlüğünce mahsup edilmesi gerektiği, takibe konu faturalarla ilgili açılan menfi tespit davasının, borcun ferileri de dikkate alındığında, davadan sonra yapılan ödemelerle 140.000 TL’lik kısmının konusuz kaldığı, davalı tarafça dava açılmasına sebebiyet verilmediği gerekçeleriyle davanın 140.000 TL’lik kısmı hakkında konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kalan kısım ile ilgili talebin reddine, yapılan ödemelerin takip dosyalarında BK 84. maddesi gereğince icra müdürlüğünce mahsuplarına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, alacaklısı davalı şirket olan ve borçlu olarak kendisi ve … … (… Yapı) gösterilen … 3. İcra Müdürlüğünün 2007/3630 E. sayılı, keza borçlusu … Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. … ve … … olarak gösterilen aynı icra müdürlüğünün 2007/3631 E. sayılı dosyaları nedeniyle, davalı şirket ile kendisi arasında bir ticari ilişki bulunmadığını bu dosyalar yönünden yapılan 17.08.2007 tarihli makbuz başlıklı belgenin ise kendisi tarafından … Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi olarak imzalandığından anılan takipler nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek işbu menfi tespit davasını açmıştır.
Dosya içerisinde bulunan ve taraflarca imzası inkar edilmeyen 17.08.2007 tarihli “makbuzdur” başlıklı belgenin sağ alt kısmında “Borçlu/Temsilen … imza ve … Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. kaşesi” olduğu görülmektedir.
Anılan bu yazı ve kaşe değerlendirildiğinde, bu belgeyi davacının, … 3. İcra Müdürlüğünün 2007/3630 sayılı dosyası için, … Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. bu dosyada taraf olmadığından kendi adına asaleten/şahsen borçlu olarak imzalamış olduğu; “borçlu/temsilen” sözcüklerinde “temsilen” kelimesinin yer alması karşısında aynı icra müdürlüğünün 2007/3631 sayılı dosyasının borçlusu … Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi olarak imzalamış olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece yukarıda yapılan bu ayrım gözetilerek davacının hangi dosyadan şahsen sorumlu tutulması gerektiği belirlenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, 2007/3631 sayılı icra dosyasındaki alacak için bu belgeyi şirket temsilcisi olarak imzalamış olduğunun gözardı edilmesi yanlıştır.
Öte yandan, davacı yanca teklif edilen yeminin de açıklanan bu ayrım gözetilerek eda ettirilmesi gerekirken, bu yönün de düşünülmemesi hatalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.