YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/708
KARAR NO : 2012/6325
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini, davalı hakkında İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2010/24365 sayılı dosyasında 4.774,85 TL asıl alacak ve ferileri yönünden icra takibi yapıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacı aracının olay sırasındaki sürücüsü …’in yazılı beyanlarına göre kazanın meydana gelmesinde kendisinin ağır kusurunun bulunduğu gibi kazadan sonrada kusurlu davranışlarda bulunarak zararın artmasına sebebiyet verdiğini kaza anı dışında sigortalı araçta meydana gelen hasarların teminat dışında olduğunu davacı tarafından giderilen hasarla ilgili olarak kullanılan parçaların yan sanayi ürünü olmasına rağmen tazminat miktarının fahiş olduğunu, olayda 944 TL gerçek zarar oluştuğunu bu meblağın davacıya ödenmek istendiğini, ancak kabul edilmediğini, davacının talep ettiği zararın büyük kısmının motor yağının kontrol edilmemesi ve ikaz sistemine riayet edilmemesi nedeniyle meydana geldiğini, sigorta ettirenin zararı önlemeye azaltmaya hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükellef bulunduğunu, davacının zararı önlemeye yönelik tedbirleri kasten veya kusurlu olarak almadığını ve özen
yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu nedenle artan zarar kadar sigorta haklarını zayi ettiğini, alacak likit olmadığından inkar tazminatının şartlarının bulunmadığının belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2010/24365 sayılı dosyasındaki itirazının 4.774,85 TL asıl alacak ve 288,84 birikmiş faiz yönünden iptali ile takibin devamına asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve itirazın iptali şeklinde açılan tazminat istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi, devrilmesi, duşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketten aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan tehlikeler sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu B.5.7 maddesinde ise bir kaza olmadan salt bakımsızlığa bağlı gerçekleşen yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararların kasko sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı belirlenmiştir.
TTK.nun 1278 maddesinin 1. cümlesinde sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça sigortacının sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiilerinden hukuken sorumlu bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükellef olduğu belirtilmiş aynı maddenin 2. cümlesinde ise hiç bir halde sigortacının sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aksi sözleşmede yazılmadıkça sigorta edilen malın ayıbından doğan
hasarları tazminine mecbur olmadığı hüküm altında alınmıştır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere hasarın sigorta kapsamında olmaması için sigorta ettiren veya sigortadan faydalananın kasdi davranışından ileri gelmesi gerekmektedir. TTK.nun 1293 maddesinde riziko sonrası alınacak koruma tedbirleri düzenlenmiş olup maddenin son fıkrasında TTK.nun 1292 maddesinin son fıkra hükmünün burada da uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre riziko sonrası alınması gereken koruma tedbirlerinin alınmamasında kasdi bir davranış halinde sigortalı, sigorta haklarını kaybedecektir.
Somut olayda, 18.7.2010 tarihinde saat 22.30 sıralarında davalıya kasko sigortalı araç sigortalının aile dostu olan ve kendisine ait oto servisi bulunan dava dışı sürücü …’in yönetiminde iken yoğun trafik nedeniyle arkasından gelen ambulansa yol vermek için kaldırıma çıktığı, bu sırada aracın altını kaldırıma çarptığı ve aracın altından ses geldiği, sürücünün bunu farkettiği, ancak trafiğin yoğun olması nedeniyle aracı müsait bir yere almak için beyanına göre 150 mt kadar daha yoluna devam ettiği, bu mesafeyi trafik yoğunluğundan dolayı 15 dakikada alabildiği, bu sırada aracın motorundan ses geldiği ve aracın stop ettiği, bunun üzerine çekici çağırıp aracı kendi servisine götürdüğü, ertesi gün aracın altına baktığında karterin yırtık olduğunu gördüğü, araç tamir etmek için söktüğünde motorun yatak sarıp kol çıkartıp ana gövdeyi iki taraftan da kapak açıp çıktığının tesbit edildiği anlaşılmıştır. Olayın 21.7.2010 tarihinde davalıya ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen raporda toplam 4.774,85 TL tutarında hasar tesbit edilmiş, davacı vekili bu meblağın davalıdan tahsili için icra takibi yapmış, davalının itirazı üzerine iş bu dava açılmıştır. Dosyada mevcut davalı … nezdinde hazırlanan araştırma raporunda davacı aracında çarpma nedeniyle 944 TL hasar oluştuğu, sürücünün bu durumu dikkate almadan yola devam etmesi sonucu hasarın büyüdüğü (arttığı) belirtilmiştir. Davalı vekili aracın olay sonrası hareket ettirilmesi nedeniyle zararın arttığını, artan zararın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Uzman bilirkişiden alınan 23.6.2011 tarihli raporda araçta aracın altının sert bir cisme şiddetli şekilde çarpması sonucu karterin hasar görüp delinmesi ile motor yağının tamamen akıp boşaldığını aracın motoru çalışır vaziyette kullanımına devam edilmesi ile yağsız kalan motorun sürtünme-
lerle ileri derecede ısınıp yatak sardığını bunu takiben piston kolunun zorlanıp kırıldığını motor blokunda da hasarlarının oluştuğunu, motor yağının akması veya eksilmesi halinde aracın motorunun ısınacağını bu durumun ön paneldeki hararet ve yağ göstergelerinden de kolaylıkla fark edilebileceğini, böyle bir durumda aracın olduğu yerde bırakılarak çekici ile götürülmesi gerektiğini, bunun yeni sürücü belgesi almış amatör sürücülerce de bilinebilecek ve farkedilebilecek bir durum olduğunu davacı aracının sürücüsünün oto tamir servisi olan bir kimse olması sebebiyle kaldırıma çıkarken aracın altını bordüre çarptıktan sonra aracın altını kontrol edip yağ akıntısını görünce kısa mesafe içinde olsa aracı motoru çalışır vaziyette götürmemesi gerektiğini, yağsız aracın 15 dakika daha kullanıldığını, araçta ilk çarpmaya bağlı olarak 944 TL tutarında hasar oluştuğunu, daha sonra araçla yola devam edilmesi sonucu hasarın artarak (3.830,85 TL daha) 4.774,85 TL.sına çıktığı sigorta şirketinin yatak sarması sonucu motorda oluşan hasardan sorumlu olmadığını bildirmiştir.
Yağı tükenmiş aracın zorunluluk olmaksızın çalıştırılmasına devam edilmesinden kaynaklanan motordaki zarar TTK.nun 1293. maddesi ve Kasko Sigorta Genel şartlarının A.1 ve A.5.7 maddeleri uyarınca kasko sigortası teminatı dışındadır. Bu durumda mahkemece uzman bilirkişi raporuna göre aracın karterinde meydana gelen 944 TL.nın teminat dahilinde kaldığının kabulü ile bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalının hasarın teminat dışında kaldığını ispatlayamadığından bahisle 4.774,85 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.