YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/213
KARAR NO : 2013/4849
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği bonodaki borçlu imzasının müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mal alışverişinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının arıcılık yaptığını, müvekkilinin davacıya 1200 torba şeker sattığını bu nedenle davacının söz konusu senedi verdiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen 25.06.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre; imzanın davacının eli mahsulü olduğu anlaşıldığından davanın reddine, %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan raporda, dava konusu senedin ön yüzündeki borçlu imzalarının davacı …’in eli mahsulü olduğu belirtilmiştir. Daha önce alınmış olan 29.03.2012 tarihli Adli Tıp Raporunda ise; “ inceleme konusu senetteki borçlu imzalarının teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen karalama tarzında çizgilerden ibaret basit tersimli imzalar olması nedeniyle aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere, …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği” belirtilmiştir.
Bu durumda, iki rapor arasında çelişki doğduğundan ve davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edildiğinden uyuşmazlığın çözümlenmesi yönünden sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden imza incelemesi konusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.