YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13848
KARAR NO : 2012/4118
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan alacağına karşılık ciro yoluyla aldığı senedi …’a ciro ettiğini, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine senet bedelini ödeyerek senedi bu kişiden geri aldığını ve sehven kendi cirosunu çizmeden davalıya alacağını alarak teslim ettiğini, davalının da senedi takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; takip konusu senedin alacaklısı ve hamili davalı tarafından davacıya ciro yoluyla verildiği, davacının senedi …’a ciro ettiği, … tarafından senedin tekrar davalıya ciro edildiği, senedin son hamilinin davalı olduğu, senet bedelinin ödenmediği gerekcesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, takip ve dava konusu bono, davacı tarafından dava dışı …’a, daha sonra … tarafından lehtar olan davalıya ciro yoluyla verilmiş, bonoda lehtar ve ciranta olan davalı da davacı hakkında icra takibinde bulunmuştur. Bu durumda, ilk ciro lehtara ait olmadığı gibi, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği ve ciro zincirinin koptuğu dikkate alınarak davalı hakkında açılan davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.