Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9653 E. 2012/15059 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9653
KARAR NO : 2012/15059
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine Kırıkkale 1.İcra Müdürlüğü’nün 2011/466 esas sayılı takip dosyasında icra takibi yaptığını, takibin dayanağı olan senedin müvekkilinin kambiyo ilişkisi bakımından gayrı mümeyyiz bulunması nedeniyle geçersiz bulunduğunu, davalıyı tanımadığını, davalı ile herhangi bir ekonomik ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir senet düzenlemediğini, düzenlemiş olsa bile senedin müvekkilinden iradesi iğfal edilerek sebepsiz şekilde alındığını belirterek, Kırıkkale 1.İcra Müdürlüğünün 2011/466 esas sayılı takip dosyasındaki senetten ötürü müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin davacıya parça parça olmak üzere toplam 15.000,00 TL borç para verdiğini, karşılığında dava konusu senedi aldığını, davacının sahtecilik ve dolandırıcılık iddiası ile müvekkili hakkında şikayette bulunduğunu, soruşturma dosyasında alınan rapora göre senedin davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacının senedin düzenlendiği tarih itibari ile kısıtlı bulunmadığının bu nedenle davanın reddi ile % 40′ dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/2454 soruşturma nolu dosyasında davalı hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ötürü suç duyurusunda bulunduğu, soruşturma dosyasında Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Dairesinden alınan 19.07.2011 tarihli rapora göre, davaya konu senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen ve dosya arasına celp edilen resmi kurum ve kuruluşların bir kısım yazışmalarından da anlaşılacağı üzere dava tarihine kadar davacının tüm işlemlerini kendisinin takip ettiği, kredi borç senedi imzaladığı gibi bankadan para çektiği, 2009 -2010 yılına ilişkin hububatını teslim edip parasını aldığı, bu hale göre davaya konu senedin davacı tarafından imza edildiği gibi, davacının senedin düzenlendiği tarih itibari ile akli melekelerinin yerinde bulunmadığı yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, senedin tanzim tarihi itibari ile davacı hakkında herhangi bir mahkemece verilmiş kısıtlama kararının bulunmadığı, Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kısıtlama kararının ise davaya konu senedin tanzim tarihinden bir yıl sonra verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı tarafından takip konusu yapılan senedin gayri mümeyyiz olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davacının fiil ehliyeti yönünden rapor alınmışsa da, raporda senedin düzenlendiği tarih itibariyle davacının ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda açıklık yoktur. Mahkemece takip ve dava konusu senedin düzenlendiği 15/03/2010 tarihi itibarıyla davacının fiil ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.