YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5324
KARAR NO : 2012/11459
KARAR TARİHİ : 09.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili davacılar ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmenin daha sonra feshedilerek cari hesap borcunun tasfiyesine ilişkin olarak 07/04/2009 tarihli protokol yapıldığını, bu protokolün 2. maddesinde müvekkili şirketin davalı şirkete 317.817,57 TL cari hesap borcu olduğu konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, mutabık kalınan miktarın çeklerle müvekkili şirket tarafından davalıya ödendiğini, çeklerin ödemelerinde vade farkı işletilmesine yol açacak bir gecikmenin olmadığını, ancak davalı tarafın fesih protokolüne uymayarak vade farkı alacağı doğduğundan bahisle 78.777,34 TL vade farkı borcuna ilişkin fatura düzenleyerek ihtarname ekinde müvekkiline tebliğ ettiğini, yine daha sonraki bir tarihte 26/12/2008 tarihli 177310 sıra no.lu 27.012,65 TL’lik faturaya yönelik davacı müvekkili şirketin yaptığı kısmi ödeme sonrası kalan bakiye 975,54 TL’lik meblağ ile bayilik ilişkisi nedeniyle … … Entegre A.Ş. ile müvekkili şirketin yaptığı ticari faaliyet nedeniyle 72.916,46 TL cari hesap borcuna yönelik taleplerde bulunduğunu, oysa ki; fesih protokolünde cari hesaba ilişkin borcun tamamı hesaplanıp mutabakat sağlanmış olduğundan yeniden cari hesap borcu çıkartılmasının mümkün olmadığını belirterek müvekkilinin toplam 152.669,34 TL’den borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafa teminat olarak verilen Yapı Kredi Bankasına ait 100.000.-TL miktarlı teminat mektubunun nakde çevrilmemesi ve yine teminat olarak verilen 150.000-TL bedelli çekin ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; 26.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile, yargılama sırasında 100.000.-TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrildiğini, bu itibarla borçlu olunmadığı halde ödenen 79.752,88 TL’nin ödeme tarihi olan 18.08.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedilerek borcun ödenmesi konusunda protokol yapıldığını, protokolün 4. maddesinde, çeklere ilişkin vade farkı, 2008 yılı bayilik ilişkisi sırasında bayii tarafından daha önceden yapılan ödemelere ilişkin vade farkı, bayii tarafından cari hesaba mahsuben verilen müşteri çeklerinin karşılıksız kalması nedeni ile davalı şirketin alacak haklarından oluşan meblağların protokol kapsamı dışında bırakıldığını, bunların mutabık kalınan miktara dahil edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasındaki borç protokolünde belirtilen hesaba göre davacının davalıya vade farkından dolayı KDV dahil 59.278,82 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile bakiye 93.278,82 TL’den dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak bir kısım borç miktarı yargılamanın devamı sırasında ödendiğinden ve davacı tarafça ödenen miktarın ıslahla tahsili talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak davacının fazladan yaptığı anlaşılan 19.498,52 TL’lik ödemenin davalıdan istirdatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.