Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5984 E. 2012/699 K. 23.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5984
KARAR NO : 2012/699
KARAR TARİHİ : 23.01.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, takibe konu olan 30.08.2010 tarih ve 22.000 TL. bedelli çekin hamiline yazılı olarak diğer davalı … tarafından keşide edilerek müvekkiline inşaat malzemesi alışverişi sonrasında verildiğini, 15.07.2008 tarihinde, vadeden önce çek bedelinin davalı … tarafından müvekkiline haricen ödenip çek aslının geri alındığını, bu hususta yazılı belgelerinin olduğunu, çek bedeli ödendikten sonra davalı …’in çekteki vade tarihini üç defa paraf edip değiştirerek üçüncü kişilere ciro ettiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının dava konusu çeki bankaya ibraz etmeden ya da 3. kişiye devretmeden önce, özellikle de keşideciye teslimden önce cirolamasının hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu; ayrıca davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını, ödemeye ait yazılı belgenin her zaman düzenlenebileceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … … duruşmadaki beyanında , davacı tarafından kendisine geri verilen çek aslını, vade tarihini değiştirerek yeniden takibe koyduğunu kabul etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar davalı … ile davacı arasında çek bedelinin ödendiğine dair düzenlenen adi nitelikte yazılı bir sözleşme var ise de, bu sözleşmenin resmi kurumlar huzurunda düzenlenen bir belge olmayıp her zaman düzenlenmesi mümkün olan ve gerçek tarihinin tespiti mümkün olmayan türden bir sözleşme olduğu, davaya konu çekin illiyetten mücerret olup, keşideci ile lehtar arasındaki kişisel ilişkilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için gerekli olan, cironun kötü niyetle kabul edildiği hususunun da ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 03.05.2010 tarihli oturumda davalı …’in davayı kabul ettiğine dair imzasıyla onayladığı beyanı bulunmaktadır. Kabul, davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Mahkemece davalı …’in kabul beyanına rağmen bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeblerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.