YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6422
KARAR NO : 2012/10474
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilince keşide edilerek davalıya teslim edilen bono bedelinin müvekkili tarafından ödendiği halde, davalının bedelsiz kalan bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmşitir.
Davalı vekili, davacı tarafından bahsedilen ödemenin 1500 TL tutarında olup, bononun bakiye tutarı 13.500 TL için müvekkili tarafından takip başlatıldığını ve kesinleştiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ödeme belgesine göre ödenen tutarın 1.500 TL olduğunun saptandığı ve ayrıca haciz işlemi sırasında borcu kabule yönelik davacı beyanları dikkate alınarak davacı tarafından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
09.03.2011 tarihinde, Dairemizce “Davaya konu bono ile ilgili olarak davalı …’ın bedelsiz kalan senedi kullanma suçundan yargılanarak … Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/436 Esas, 2009/515 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış olmakla bu kararın BK’nun 53.maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmeden mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir”gerekçesiyle davacı yararına bozulmasına dair verilen bozma kararına, mahkeme 31.05.2011 tarihli direnme kararı ile direnmiş, direnme kararının davacı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.02.2012 karar tarihli 2011/19-639 Esas 2012/30 Karar sayılı kararı ile “…sonuç olarak maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklamasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir. Yerel mahkemenin aynı hususlara işaretle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuk hakimini bağlamayacağına ilişkin direnmesi yerindedir.
Ne var ki, davacı vekilinin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazları özel dairesince incelenmediğinden, dosyanın bu yönde inceleme yapmak üzere özel dairesine gönderilmesi gerekir….” gerekçesiyle direnme kararı yerinde bulunarak, dosya diğer temyiz itirazları için Dairemize gönderilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, .26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.