YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6604
KARAR NO : 2012/11710
KARAR TARİHİ : 12.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri için 11.05.2004 tanzim tarihli her biri 50.000 TL bedelli vade tarihleri boş bırakılan iki adet senedin müvekkili şirket tarafından bankaya verildiğini, ödemelerde hiçbir aksama olmamasına rağmen, davalı bankanın kredi ilişkisini sonlandırarak ihtarname keşide ettiğini, ancak bu ihtarnamenin sonucu beklenmeden, muaccel olmayan cari hesap alacağı için teminat senetleri üzerine 26.09.2005 vade tarihi yazılarak ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine başlandığını, takip tarihi itibariyle bankaya 100.000 TL senet borçları bulunmadığını, davalı bankanın talep ettiği kredi alacağı tutarlarının gerçeği yansıtmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000 ,00 Tl borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 11.03.2009 havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek taleplerini 35.884,23 TL artırarak toplam 55.884,23 TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili bankanın davacıdan kullandırdığı krediler nedeniyle alacaklı olduğunu, takibe konu edilen bonolarını teminat senedi vasfında olmadığını, kat ihtarının kredi borçlusu ve kefillerine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve kredi borçlarının muaccel hale geldiğini, davacı iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı bankanın takibe geçtiği 12.10.2005 tarihinde davalı tarafından ve davalı adına yapılan bir kısım tahsilatları dikkate almadan senet bedelleri üzerinden toplam 101.717,24 TL üzerinden takibe geçtiği, oysa davacı borçlunun yaptığı ödemeler düştüğünde takip tarihi itibariyle toplam 45.833,01 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibariyle de yapılan ödemler düştüğünde davlı bankaya toplam 1.281,99 TL borçlu olduğu, davalı bankanın, davacının borç miktarını bildiği halde tüm senet bedellerini tahsil etmemiş gibi haksız ve kötü niyetli olarak tüm senet bedelleri üzerinden takibe geçtiği oysa basit bir banka kayıtları üzerindeki inceleme ile davacının asıl borçlu olduğu miktar üzerinden takibe geçebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, 26.09.2005 vadeli iki adet senede dayalı olarak 12.10.2005 tarihinde takip borçluları aleyhine takibe geçmiştir. Takip borçlusu … Gıda Ltd. Şti. 14.12.2007 tarihli dilekçe ile icra dosyasına 55.086,40 TL ve 2600 TL ödeme yapıldığını, davalı bankaya 100 TL borcu bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalı bankanın takibe geçtiği tarih ile davacının 55.086,40 TL ödeme yaptığı gün aynı gün olup, ödemenin daha önce yapıldığı kanıtlanmadığı sürece ödemenin takipten sonra yapıldığının kabulü gerekir. Davacı şirketin diğer ödemeleri takip konusu borca mahsuben yaptıktan sonra bu ödemler yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Davalı bankanın ödemelere rağmen ödenen meblağ yönünden takibe davam etmesi halinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararının var olduğu kabul edilebilir. Mahkemece bu yönler gözetilerek ödemeler üzerinde durulup, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.