Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14776 E. 2013/2710 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14776
KARAR NO : 2013/2710
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci davalının ise ciro yoluyla lehdar sıfatını taşıdığı toplam 55.000 TL tutarlı iki adet çeke dayalı şekilde davalı yanca müvekkili aleyhine takip yapılmış ise de çeklerdeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek, takibe konu iki adet çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitiyle %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu iki adet çek üzerindeki davacı keşideci şirket ile lehdar olarak yer alan ve çek arkasında cirosu bulunan davadışı … Katı Yakıt Ltd. Şti. adına atılı bulunan imzaların bu iki şirkette de ortak olan …’ya ait olduğunun anlaşıldığı, …’nın karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın temyizine yönelik beyanlarında davacı şirkete vekaleten hareket ettiğini söylemesi ve davacı ile davadışı şirketlerin aile şirketi niteliğinde bulunması da gözetilerek davacı şirketin iki adet çek nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle davanın ve koşulları oluşmadığından davalının tazminat isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu iki adet çeki davacı şirket adına imzalayan …’nın vekaleten bu çekleri imzaladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı şirket tarafından çekleri imzalayan …’ya verilmiş bir vekaletname dosyaya delil olarak sunulamamıştır. Bu durum karşısında …’nın davacı şirketi temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılmakta olup …’nın ticari temsilcisi olması halinde imzaladığı bu iki çek nedeniyle davacı şirket sorumlu tutulabilecektir. O halde mahkemece davacı taraftan 2006 yılına ait ticari defterlerinin dosyaya ibrazı istenip üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.