Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7671 E. 2012/821 K. 25.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7671
KARAR NO : 2012/821
KARAR TARİHİ : 25.01.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine Düzce 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2745 sayılı takip dosyasında 25.06.2007 tanzim tarihli 30.000 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi yaptığını, ancak senette vade tarihi olmadığı için TTK’nun 688.maddesine göre kambiyo vasfının bulunmadığını, bu senedin davalı banka ile dava dışı … arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin anlaşıldığını, davalının bu kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için Düzce 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2413 sayılı dosyasında dava dışı asıl borçlu … ve kefilleri … ile … aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkili aleyhine yapılan takibin mükerrer takip anlamını taşıdığını ileri sürerek Düzce 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2745 saylı dosyasında yapılan icra takibinden dolayı davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu senette vade tarihi bulunmamasının kambiyo senedi olma özelliğini ortadan kaldırmadığını, davacının icra takip dosyasında mal beyanında bulunup borcu kabul ettiğini, davacı aleyhine davaya konu senede dayalı olarak tek bir takip yapıldığını, davacı aleyhine başka takip bulunmadığı için mükerrer takip yapılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, TTK’nun 688’inci maddesinde bono da bulunması gereken unsurların tahdidi olarak gösterildiği, vade tarihinin de bu unsurlar içinde olduğu ancak TTK’nun 689/2. maddesine göre vade tarihinin bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlardan olmadığı, vade tarihi bulunmayan bononun görüldüğünde ödenmesi gereken senet sayılması gerektiği, bonoda “ bedeli nakden arz olunmuştur” ibaresinin bulunduğu, bonodaki imzasını inkar etmeyen davacının bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu, davacı aleyhine yapılan mükerrer bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.