YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8239
KARAR NO : 2012/835
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarafların 2008 yılı başından itibaren ticari ilişki içinde olup müvekkilinin muhtelif faturalar dolayısıyla davalıya toplam 46.125,15 TL. değerinde kumaş sattığını, davalının faturalı borçlarından bakiye kalan 12.416,56 TL’lik kısmını ödemediğini, bu parayı ödememek için ayıplı mal iddiasını ileri sürerek 25.06.2008 tarihli reklamasyon faturası kestiğini, haksız ve yersiz olan reklamasyon faturasının müvekkilince kabul edilmeyerek davalıya iade edildiğini, kalan borcun ödenmesi için noter kanalı ile gönderilen ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bakiye fatura alacağının tahsili için davalıya karşı icra takibine geçildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2008 yılı içeresinde müvekkili ile davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, müvekkilinin davacıdan kumaş aldığını ancak kumaşlardan bir kısmının ayıplı olduğunu, müvekkili şirket ile Topshop isimli İngiliz firması arasında düzenlenen sözleşme gereği davacıdan alınan kumaş kullanılarak üretim yapıldığını ve numunelerin alıcı firma olan Topshop’a gönderildiğini, alıcı firma tarafından yapılan kontrol testlerinde malların üretiminde kullanılan kumaşların ayıplı olduğunun ve teslim alınamayacağının beyan edildiğini, davacının ürettiği kumaşların ayıp ihtiva etmesi üzerine yasal yollara başvurmadan önce yapılan anlaşma ile 25.06.2008 tarihli reklamasyon faturasının kesildiğini, faturanının 27.06.2008 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, TTK’nın 23. mad. gereğince 8 günlük itiraz süresi aşılarak 31.07.2008 tarihinde bu faturaya itiraz edildiğini, süresinde itiraz edilmediğinden reklamasyon faturasının kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; taraflar arasındaki ticari ilişkide kullanılan faturaların altında açıkça “mal kesildikten sonra herhangi bir reklamasyon kabul olunmaz, reklamasyon müddeti 15 gündür, kesilen mallar hatalı olsa dahi mesuliyet kabul edilmez, faturası tanzim edilen mallar iade alınmaz.” ibaresinin vurgulandığı, davalının bu şekilde uyarının yer aldığı faturalarla malı teslim alıp kontrol yapmadan kesip biçip mamül hale getirdikten sonra süresinde ayıp ihbarı bulunmadan 3. şahıs firmanın uyarısı üzerine ayıp ihbarında bulunmasının ve düzenlenen reklamasyon faturasına davalının süresinde itiraz etmediğini belirterek TTK7nın 23. maddesi gereğince reklamasyon faturasını kabul etmiş sayılacağı yönündeki iddiasının iyi niyetle ve basiretli bir tacir davranışları ile bağdaşmayacağı, diğer yönden yine gönderilen reklamasyon faturasının da ticaret sicil memurluğunca bildirildiği üzere farklı bir şirkete teslim edildiği, davalının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile borçlunun Bakırköy 48. İcra Müdürlüğünün 2008/12525 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 12.416,85 TL. asıl alacak ve 585,69 TL. işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarlar yönünden aynen devamına, kabul edilen miktar yönünden %27’yi aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, davalının likit olan borcuna karşılık haksız
olarak itiraz ettiği anlaşıldığından kabul olunan alacağın %40’ı olan 5.201,42 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.